Öcalan koordinatör olacak iddiası siyasetin gündeminde

Öcalan koordinatör olacak iddiası, Terörsüz Türkiye sürecindeki yeni yapılanma tartışmalarını gündeme taşıdı. Kurulların ekimde şekillenmesi bekleniyor.

Çerçeve Yasa’nın ardından Terörsüz Türkiye süreci kapsamında oluşturulması planlanan alt kurullara ilişkin yeni iddialar gündeme geldi. DEM Parti kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, kurulması öngörülen Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulunda Abdullah Öcalan’ın nasıl bir rol üstleneceği tartışılıyor.

İlke TV’nin haberine göre Öcalan’ın söz konusu yapıda doğrudan üye olarak değil, koordinatör sıfatıyla yer alması bekleniyor. İddiaya göre ayrıca Öcalan’a bağlı ayrı bir alt koordinasyon mekanizması oluşturulması planlanıyor. Bu yapı içinde bazı siyasetçilerin, siyasi aktörlerin ve Kürt kanaat önderlerinin bulunabileceği belirtilirken, kurulacak ekibin kesin listesinin henüz netleşmediği aktarılıyor.

Planlanan koordinasyonun yalnızca silahsızlanmanın teknik süreçleriyle sınırlı kalmayacağı, örgütün silah bırakmasının yanı sıra siyasallaşma başlığına ilişkin çalışmaların da bu yapı üzerinden yürütülebileceği öne sürülüyor. Öcalan koordinatör olacak iddiası, bu yönüyle sürecin kapsamına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

Süreçte kritik takvim ekim ayını işaret ediyor

DEM Parti kaynaklarının aktardığı değerlendirmelere göre süreç açısından önemli bir adımın ekim ayında yapılması planlanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından atılması bekleniyor. Bu tarihe kadar sahadaki uygulamaya dönük çalışmaların sürdürülmesi ve ekim ayında sürecin devam edeceğine ilişkin bir ara karar alınması hedefleniyor.

Kurulların belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından MGK’nin olağan toplantı takvimi beklenmeden yeniden toplanabileceği ve “teyit ve tespit” kararının kesinleştirilerek kamuoyuna açıklanabileceği ifade ediliyor.

Bahçeli’nin önerisi ve iktidarın yaklaşımı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli daha önce Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin tartışmalarda “Barış Koordinatörlüğü” adını verdiği bir mekanizma önermişti. İktidar kanadında ise önceliğin silahların bırakıldığının teyit edilmesi ve ardından fesih sürecinin tamamlanması olduğu vurgulanıyor.

Statü tartışmaları sürerken iktidara yakın Türkiye gazetesinde yayımlanan bir kulis haberinde, AKP’nin Öcalan’a hukuki statü tanınması yerine İmralı’daki koşulların esnetilmesi seçeneğine daha yakın durduğu ileri sürülmüştü. Haberde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunan bir kişiye hukuki statü verilmesinin mümkün olmadığı ve bu konuda ayrıcalık tanınmasının düşünülmediği aktarılmıştı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu