Küresel Piyasalar, Savaş Endişeleriyle Dalgalanıyor
Küresel piyasalar, ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamalarının ardından savaş endişeleriyle dalgalanıyor.
Küresel piyasalarda, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert bir darbe yapacaklarına dair açıklamaları, bölgedeki gerilimin yeniden tırmanacağına dair endişeleri artırarak enerji fiyatları ve tahvil faizlerinde yükselişlere yol açtı.
Trump’ın, ABD ile İsrail’in İran arasındaki savaş konusundaki söylemlerinin değişmesi, piyasalardaki olumlu havanın tersine dönmesine neden oldu. Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği “Ulusa Sesleniş” konuşmasında İran’daki askeri hedeflerinin büyük ölçüde tamamlandığını belirten Trump, önümüzdeki 2-3 hafta içinde İran’a çok sert bir darbe indireceklerini ifade etti. Ayrıca, bu saldırılarla İran’ı “Taş Devri’ne” geri göndereceklerini vurguladı.
Trump, ABD’nin özellikle İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn’e teşekkür borçlu olduğunu ve bu ülkelere savunma desteği vermeye devam edeceklerini belirtti. “Bu işi çok hızlı bir şekilde bitireceğiz. Sona çok yaklaştık,” dedi. İran’daki hedeflerinin asla rejim değişikliği olmadığını, ancak yönetimdeki kişilerin öldürülmesiyle dolaylı bir rejim değişikliği yaşandığını savundu. Eğer bir anlaşma sağlanamazsa, elektrik santrallerini vuracaklarını da sözlerine ekledi.
Trump, İran’ın petrol tesislerine saldırmayacaklarını, çünkü bu durumun İran halkına bir şans vermek istediklerini ifade etti. Ancak, Trump’ın savaşın sona erebileceği yönündeki açıklamaları, dün pozitif seyir izleyen küresel piyasaların negatif bir yöne kaymasına neden oldu. Asya piyasaları ve ABD ile Avrupa endeks vadeli kontratları da bu olumsuz hava ile birlikte düşüş gösterdi.
Analistler, Trump’ın açıklamalarının piyasalarda beklenen etkiyi yaratmadığını, aksine savaşın daha da şiddetlenebileceğine dair endişelerin arttığını belirtti. Piyasalar, çatışmaların sona erip ermeyeceğine dair netlik beklerken, Trump’ın konuşması belirsizlikleri artırdı. Hürmüz Boğazı’ndaki durumun normale döneceğine dair bir işaret vermeyen bu gelişmeler, stagflasyon endişelerini de yeniden gündeme getirdi.
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları ve ekonomik veriler de yakından takip ediliyor. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, para politikasının iki ana hedefe yönelik riskleri ele almak açısından iyi bir konumda olduğunu ve mevcut faiz seviyesinin bir süre daha uygun kalacağını ifade etti. Musalem, ekonominin gidişatına bağlı olarak faiz oranlarının her iki yönde de ayarlanabileceğini belirtti.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu, Orta Doğu’daki savaşın enerji ve ekonomi üzerindeki etkilerine karşı müdahaleleri artırmak amacıyla bir koordinasyon grubu kurma konusunda anlaştı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) ise Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın küresel ekonomide enerji, ticaret ve finans kanalları üzerinden baskıyı hızla artırdığını bildirdi.
ABD Hazine Bakanlığı, özel kredi piyasalarındaki son gelişmeleri ele almak üzere yerli ve uluslararası sigorta düzenleyicileriyle bir dizi toplantı düzenleyeceğini duyurdu. Makroekonomik verilerde ise ABD’de cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisi öncesi yayımlanan veriler, ülkede özel sektör istihdamının martta beklenenden fazla arttığını gösterdi. ADP Araştırma Enstitüsü’nün yayımladığı rapora göre, ABD’de özel sektör istihdamı martta 62 bin kişiyle beklentilerin üzerinde bir artış kaydetti.
ABD’de Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) tarafından açıklanan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ise martta 52,7 değeri ile piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti ve sektörde 2022’den bu yana kaydedilen en güçlü genişlemeye işaret etti. Ülkede, perakende satışlar da şubatta aylık bazda yüzde 0,6 ile beklentilerin üzerinde arttı.
<pABD'de 30 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı geçen hafta yüzde 6,57 ile Ağustos 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla tahvil piyasasında tekrar satış baskısı öne çıkarken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 4,38'e, 5 yıllık tahvil faizi 4 baz puan artışla yüzde 4'ün üzerine, 2 yıllık tahvil faizi ise 5 baz puan artışla yüzde 3,86'ya çıktı.
Çatışmaların devam etmesi ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz ve tedarik sıkıntılarının sürmesiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,4 artışla 107,7 dolara yükseldi. Yükselen petrol fiyatlarının önümüzdeki aylarda enflasyonu artırması beklenirken, bu durum önde gelen küresel merkez bankalarının daha şahin bir duruş sergilemesine yol açabileceği öngörülüyor.
Bu gelişmelerle dolar endeksi yüzde 0,5 artışla 100 seviyesinin üzerine çıktı. Bölgedeki çatışmaların azalacağına dair umutların azalmasıyla birlikte dört günlük yükseliş serisini sonlandıran altının ons fiyatı da yüzde 2,5 azalarak 4 bin 636 dolardan işlem görmeye başladı. New York borsası, Orta Doğu’da gerilimin azalacağına dair beklentilerin güçlenmesiyle günü yükselişle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,48, S&P 500 endeksi yüzde 0,72 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,16 değer kazandı.
Kurumsal tarafta, ABD merkezli spor giyim markası Nike’ın hisseleri, şirketin gelecek döneme ilişkin tahminlerinin piyasa beklentilerini karşılamaması ve gelirlerinde düşüş öngörmesi sonrası yüzde 15,6 değer kaybetti. İlaç şirketi Eli Lilly’nin hisseleri ise ABD Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) şirketin zayıflama hapını onaylaması ile birlikte yüzde 3,8 değer kazandı. Intel’in hisseleri de şirketin İrlanda’daki üretim tesisinde Apollo Global Management’a ait yüzde 49’luk payı 14,2 milyar dolara geri alacağını açıklamasının ardından yüzde 8,8 yükseldi. Dünkü pozitif seyire rağmen Orta Doğu’da gerilimin artacağına dair endişelerle ABD endeks vadeli kontratları güne negatif başladı.
Avrupa borsaları ise, ABD/İsrail-İran arasındaki savaşın sona erebileceğine yönelik iyimserlikle pozitif bir seyir izledi. Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI), mart ayında 51,6 ile 45 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Almanya’nın önde gelen 5 ekonomi düşünce kuruluşu, Orta Doğu’daki tırmanan çatışmaların küresel enerji piyasalarında oluşturduğu şok dalgalarını gerekçe göstererek ülke ekonomisine ilişkin büyüme ve enflasyon öngörülerini revize etti. Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW), Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH), RWI Leibniz Ekonomik Araştırma Enstitüsü ve DIW Berlin tarafından hazırlanan “Enerji Fiyat Şoku Mali İvmelenmeyi Gölgeliyor – Büyüme Güçleri Tükeniyor” başlıklı ortak raporda Almanya’nın Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme tahmini bu yıl için yüzde 1,3’ten 0,6’ya, gelecek yıl için ise yüzde 1,4’ten 0,9’a çekildi.
Dün petrol fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte BP, Shell ve Total gibi enerji şirketlerinin hisseleri değer kaybetti. Buna karşın petrole bağımlılığı düşük olan Alman kamu hizmeti şirketleri RWE ve Eon’un hisseleri pozitif ayrıştı. Siemens Energy hisseleri ise yeni siparişlerin etkisiyle günü yüzde 10’a yakın primle tamamladı. Bu gelişmelerle birlikte dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,85, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 2,73, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,10 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 3,17 değer kazandı.
Trump’ın açıklamaları sonrası Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı. Asya borsaları, nisan ayına güçlü bir başlangıç yapmasına rağmen Trump’ın İran savaşının tırmanabileceğine dair açıklamalarıyla yön değiştirdi. Hürmüz Boğazı’nın Asya’nın önde gelen ekonomileri için önemli bir petrol ve doğalgaz sevkiyat kaynağı olması, Asya’daki ekonomik aktivitenin bozulabileceğine dair endişeleri artırdı.
ABD/İsrail-İran arasındaki savaşın enflasyon risklerini artırması nedeniyle Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) nisan ayında faiz artırımına gidebileceği öngörüleri öne çıkarken, Japonya’nın 5 yıllık tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 1,78’e yükseldi. Bu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,3, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 4,2, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,1 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 değer kaybetti.
Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,15 değer kazanarak 12.937,87 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 azalışla 15.021,00 puandan işlem gördü. Dolar/TL, dün günü yüzde 0,1 artışla 44,4742’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,4980’den işlem görüyor.
Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin 20. yılının kutlandığı ve Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği rezidansında gerçekleştirilen resepsiyonda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Doğu’daki savaşın tedarik zincirlerinin yeniden çeşitlenmesine ve yeni ticaret koridorlarının oluşmasına yol açacağını belirterek, “Aynı zamanda yeşil dönüşümü ve dijital dönüşümü hızlandıracak. Bu da önemli fırsatlar yaratıyor,” dedi. Analistler, bugün yurt içinde mart ayına ilişkin ihracat verileri ile haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD’de dış ticaret dengesi ve işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.200 puanın direnç, 12.800 ve 12.700 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.




