Hürmüz Boğazı Krizi, Petrol Piyasalarında Tarihi Arz Şoku Yarattı
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, petrol arzında tarihi bir şok etkisi yaratarak gemi trafiğini durma noktasına getirdi.
Küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar ve İran’ın buna karşılık olarak gerçekleştirdiği misillemeler sonucunda gemi trafiğinde büyük bir duraksama yaşanıyor.
Sigorta şirketleri, bölgede faaliyet gösteren gemilere yönelik savaş poliçelerini iptal ederken, önde gelen konteyner ve tanker işletmeleri de Boğaz’dan geçişleri durdurma kararı aldı.
Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle petrol arzında yaşanabilecek kaybın, tarihsel olarak petrol piyasalarında görülen en büyük arz şokunu tetikleyebileceği endişelerini artırıyor.
Geçmişte yaşanan petrol krizleriyle kıyaslandığında, Hürmüz Boğazı’nın 1956 Süveyş Krizi’nde günlük 2 milyon varil arz kaybı yaşadığı bilinirken, 2026 yılı itibarıyla bu rakamın 20 milyon varile ulaşabileceği öngörülüyor. Bu durum, küresel talebe oranının da yüzde 20’ye çıkabileceği anlamına geliyor.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçmişte günlük ortalama 138 ticari gemi geçiş yaparken, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun özellikle ABD ve İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırılarının ardından bu sayı önemli ölçüde düştü.
Basra Körfezi’nin çıkışında yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki petrol üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. Boğaz’dan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevk ediliyor. Bu da toplamda günlük yaklaşık 20 milyon varil hacmine ulaşan bir akış anlamına geliyor.
Mevcut krizin devam etmesi durumunda, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan arzın ciddi bir şekilde etkilenmesi bekleniyor. Bu büyüklükte bir kesintinin, modern petrol piyasalarında daha önce yaşanan tüm arz şoklarını geride bırakabileceği değerlendiriliyor.




