Reis Gıda, Gıda İsrafına Karşı Kapsamlı Mücadele Başlattı
Reis Gıda, gıda israfına karşı geliştirdiği stratejilerle 2030 yılına kadar kayıplarını yarıya indirmeyi hedefliyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Güvenilir Ürün Platformu, Reis Gıda’nın gıda israfıyla mücadele stratejilerini yerinde incelemek üzere şirketin merkez fabrikasını ziyaret etti. Bu ziyarette, gıda israfının yalnızca tüketim aşamasında değil, üretim sürecinin her aşamasında başladığına dikkat çekildi. Türkiye’nin yıllık 23 milyon ton gıda kaybı yaşadığı gerçeği göz önünde bulundurularak, Reis Gıda’nın geliştirdiği projeler detaylı bir şekilde değerlendirildi.
İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, Reis Gıda’nın üretim süreçlerini ve sürdürülebilirlik hedeflerini yerinde gözlemledi. Ziyarette, gıda güvenliğinin yalnızca üretim miktarıyla değil, mevcut gıdanın ne kadarının korunabildiği ile ölçüldüğü vurgulandı. Reis Gıda, hammaddenin fabrikaya girişi ile paketleme aşamasına kadar her süreçte kayıpları veri odaklı bir şekilde takip ederek israfı en baştan önlemeyi amaçlıyor.
Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından hazırlanan 2025 raporuna göre, Türkiye, her yıl 23 milyon ton gıda israfıyla dünya genelinde 15. sırada yer alıyor. Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, bu durumu şu sözlerle ifade etti: “Dünyada her 11 kişiden biri açlıkla mücadele ederken, üretilen gıdaların üçte birinin israf edilmesi kabul edilemez. İsraf, yalnızca ürün kaybı değil; su, toprak, emek ve geleceğin kaybıdır. İsrafı yüzde 2 azaltmak bile ülke ekonomisine 10 milyar TL tasarruf sağlayabilir.”
Reis Gıda, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda Dünya Kaynakları Enstitüsü tarafından yürütülen 10x20x30 girişiminde aktif olarak yer alıyor. Şirket, 2030 yılına kadar gıda kaybı ve atığını yüzde 50 oranında azaltmayı taahhüt ediyor. Bu kapsamda, fabrikada uygulanan “Sıfır Atık” kriterleri, hammaddenin dökülmesinden ambalaj aşamasındaki kayba kadar her detayı titizlikle kontrol ediyor.
Reis Gıda, israfla mücadeleyi kurumsal bir misyon haline getirerek çeşitli uygulamalarla dikkat çekiyor. Market raflarında yalnızca gün ışığına maruz kaldığı için ambalajı veya rengi değişen ancak besin değerini koruyan ürünler, israf edilmek yerine sosyal marketlere yönlendirilerek toplumsal dayanışmaya katkı sağlıyor. Bu proje, Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor ve kayıpların tarladayken önlenmesini hedefliyor. Yerli tohum kullanımı ve planlı üretimle, hasat sırasında oluşan atık miktarı asgariye indiriliyor.
Son olarak, ziyareti değerlendiren Işılay Reis, “Gıda kaybı, üretimden tüketime uzanan tüm zinciri kapsayan çok yönlü bir sorumluluktur. İTO ve Güvenilir Ürün Platformu ile gerçekleştirdiğimiz bu farkındalık çalışması, sektördeki güven ve kalite anlayışını sürdürülebilirlikle pekiştiriyor” dedi. Reis Gıda, 2018 yılında başlattığı “İsraf Etmeyelim, Yaşamı Eşitleyelim” ve ardından Bakanlık ile yürüttüğü “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” projeleri ile gıda israfını yalnızca bir verimlilik meselesi değil, insani bir sorumluluk olarak değerlendirmeye devam ediyor.




