Telefon Satışında Yan Hizmet Dayatması Yasal Değil
Telefon alırken kasko, ekran koruyucu veya aksesuar almaya zorlanan tüketiciler, yan hizmet dayatması karşısında resmi makamlara başvurabilir.
Yeni telefon modellerinin satışa çıkmasıyla birlikte bazı tüketicilerden, cihazla beraber kasko, ekran koruyucu ve çeşitli aksesuarları da almalarının istendiğine yönelik şikayetler arttı. Sosyal medyada paylaşılan benzer deneyimler, uygulamanın tek bir marka ya da modelle sınırlı olmadığını ortaya koydu.
Özellikle çok sayıda şubesi bulunan teknoloji mağazalarında yaşandığı öne sürülen bu durumun hukuki açıdan karşılığı bulunmuyor. Uzmanlara göre telefonu satın almayı ek ürün veya hizmet alma koşuluna bağlamak, tüketicinin seçim hakkını kısıtlayan bir yan hizmet dayatması anlamına geliyor.
Telefon alırken kasko yaptırmak zorunlu değil
Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, mağazalarda bazı satış görevlilerinin müşterileri önce kasko yaptırmaya yönlendirdiğini, ardından ekran koruyucu ve aksesuarları paket halinde sunduğunu belirtti. Bazı tüketicilere bu ürünleri kabul etmedikleri takdirde telefonun satılmayacağının söylendiği, bazılarının ise olası yüksek masraflarla korkutulduğu ifade edildi.
Güllü, telefon satın alan kişilerin kasko yaptırmak zorunda olmadığını vurguladı. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesine göre bir mal veya hizmetin satışının başka bir mal ya da hizmetin satın alınması şartına bağlanamayacağını belirten Güllü, bu nedenle söz konusu uygulamaların hukuka aykırı olduğunu kaydetti.
Poliçe ayrıntıları mağduriyeti artırabiliyor
Uzmanların dikkat çektiği bir diğer konu ise tüketicilerin kasko poliçelerini yeterince incelememesi. Kasko yaptıran kişiler, telefonlarının başına gelebilecek her türlü zararın karşılanacağını düşünebiliyor. Ancak poliçelerde ödeme oranı, tazminat biçimi ve hasarlı cihazın teslimi gibi önemli sınırlamalar yer alabiliyor.
Güllü’nün verdiği örneğe göre, 100 bin lira değerindeki bir telefonun satın alındıktan bir yıl sonra çalınması veya kırılması halinde tüketiciye satış bedelinin yalnızca yüzde 70’i önerilebilir. Üstelik ödeme nakit yerine yalnızca ilgili mağazada kullanılabilen hediye çeki şeklinde yapılabilir. Bu süreçte cihazın yenisinin fiyatı artmış olsa bile tüketici, poliçede belirtilen tutarla yetinmek zorunda kalabilir.
Hasarlı veya kırık telefonun mağaza tarafından teslim alınması da sürecin bir başka boyutunu oluşturuyor. İddiaya göre cihazlar onarıldıktan sonra ikinci el olarak yeniden satışa sunulabiliyor. Bu tabloda, poliçe koşullarını ve ödeme yöntemini baştan değerlendirmeyen tüketiciler maddi kayıp yaşayabiliyor.
Dayatmayla karşılaşan tüketici ne yapmalı?
Telefonun kasko olmadan satılmayacağının söylenmesi halinde tüketicilerin bu şartı mümkünse yazılı şekilde talep etmesi öneriliyor. Mağazanın, ürünün, fiyatın ve sunulan ek hizmet paketinin fotoğraflanması da şikayet sürecinde kanıt oluşturabilir. Tüketicilerin bu tür koşulları kabul etmek yerine uygulamayı kayıt altına alması gerekiyor.
Yan hizmet dayatmasıyla karşılaşanlar, başta Ticaret Bakanlığı olmak üzere ilgili resmi kurumlara şikayette bulunabilir. Ayrıca değeri 186 bin liraya kadar olan ürünlerle ilgili uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyeti’ne e-Devlet üzerinden başvuru yapılabiliyor.




