Türkiye’nin İlk Yerli Kalp-Akciğer Makinesi Ameliyatta Kullanıldı
Türkiye, yerli kalp-akciğer makinesi ile ilk açık kalp ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi. Sağlık teknolojilerinde önemli bir adım atıldı.
Türkiye, sağlık teknolojileri alanında önemli bir başarıya daha imza attı. Sağlık Bakanlığı ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen ülkenin ilk yerli kalp-akciğer makinesi, ilk kez klinik bir açık kalp ameliyatında kullanıldı. Bu gelişme, Türkiye’nin yüksek teknoloji gerektiren tıbbi cihazlar konusundaki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında, yerli ve milli imkanlarla üretilen LIFELINE HLM adlı kalp-akciğer makinesi kullanıldı. Koroner arter hastalığı bulunan 51 yaşındaki bir hastaya uygulanan bypass operasyonu başarıyla tamamlandı. Kalp-akciğer makinesi, açık kalp ameliyatları sırasında kalp ve akciğerlerin işlevlerini geçici olarak üstlenerek hastanın dolaşımını ve oksijenlenmesini sağlıyor.
Ameliyat sonrası hastayı ziyaret eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bu olayın Türkiye için tarihi bir gün olduğunu vurguladı. Bakan, yerli kalp-akciğer makinesinin başarılı bir şekilde kullanılmasının, Türkiye’nin sağlık alanındaki üretim kapasitesini ve teknolojik gücünü gözler önüne serdiğini ifade etti.
ASELSAN tarafından geliştirilen cihazın test ve klinik süreçleri, Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) koordinasyonunda gerçekleştirildi. Laboratuvar ve hayvan deneylerinin başarıyla tamamlanmasının ardından, cihaz ilk kez klinik ortamda kullanıldı. Uzmanlar, dünyada kalp-akciğer makinesi üretebilen ülke sayısının oldukça az olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu teknolojiye sahip ülkeler arasına girmesinin stratejik önem taşıdığını vurguluyor.
Yerli kalp-akciğer makinesinin başarılı kullanımı, sağlık alanında milli teknoloji hamlesinin önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Gelecek süreçte, cihazın farklı hastanelerde de kullanılması ve seri üretime geçilmesi planlanıyor. Bu gelişme, Türkiye’nin yalnızca kendi sağlık sisteminin ihtiyaçlarını karşılamayı değil, aynı zamanda yüksek teknoloji tıbbi cihaz alanında uluslararası pazarda da söz sahibi olmayı hedefliyor. Yerli üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte, dışa bağımlılığın azaltılması ve sağlık teknolojilerinde ihracat kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.




