Saray’ı Canlandıran Kurtarıcı Hizmetkârın Hikayesi
Saray’da kurtarıcı hizmetkârın etkisi ve siyasi gelişmeler üzerine bir değerlendirme.
Saray’da şu an bir kutlama havası hakim. Çünkü, Saray rejiminin sürekli kurtarıcı hizmetkârı yeniden iş başında.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), ABD’nin taleplerini sorgusuz sualsiz kabul ederek, on binlerce Amerikan askerinin Türkiye’ye girmesine izin vermişti. Ancak, 1 Mart tezkeresine karşı çıkan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kadroları, bu durumu altüst etti.
O dönemdeki kadronun tasfiye edilmesi gerekiyordu. Bu amaçla kurtarıcı hizmetkâr devreye alındı. Koalisyon ortağı olan FETÖ, Deniz Baykal’ın zayıf noktalarını açığa çıkardı ve yerine bir kurtarıcı atandı. Bu atama için, FETÖ’cü isimleri milletvekili ve danışman olarak partisine kazandırarak bir bedel ödendi.
2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayı olarak Yılmaz Büyükerşen üzerinde anlaşmaya varılmasına rağmen, kurtarıcı hizmetkâr kimseye danışmadan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdi. Partisinin seçmenleriyle dalga geçerek, “tıpış tıpış oy kullanacaklar” dedi. Sonuç olarak, seçimi AKP adayı kazandı.
2015 Haziran seçimlerinde muhalefet, TBMM’de çoğunluğu elde etti. Ancak hizmetkâr, istikşafi görüşmelerle zaman kaybettirerek yeniden seçime gidilmesine neden oldu ve AKP bir kez daha galip geldi.
2016 yılında, hizmetkâr, Meclis’te fezlekesi bulunan milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması için anayasa değişikliği önerisine partisini olumlu oy vermeye ikna etti. Böylece AKP’nin işine bir kez daha yaradı.
2017’de, rejim değişikliği öngören halk oylamasında mühürsüz oylarla AKP’nin adayı yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Hizmetkâr, mühürsüz oylara karşı hiçbir tepki vermeden koltuğunda oturmaya devam etti.
2022’de, AKP’lilerin TBMM’ye sunduğu “Diyanet Akademisi” kurulması önerisine, anayasaya ve Cumhuriyet’e aykırı bulmalarına rağmen CHP’li 22 milletvekilinin olumlu oy vermesini sağladı. Böylece AKP’nin istediği gerçekleşti.
2023’te, partisinin seçim kazanma olasılığı yüksekken, kurtarıcı hizmetkâr, aday olabilmek için her türlü ödüne başvurdu. Sonuç olarak, Saray bir kez daha galip geldi.
Ve en son, partisine ait birçok belediye başkanı tutuklanırken, yüzlerce bürokrat cezaevinde tutulurken, toplumun büyük bir kesimi CHP etrafında birleşirken, hukuk dışı bir darbe ile Saray görevlisi olarak CHP Genel Başkanlığına oturmasına göz yumuldu.
Üstelik, bu koltuğa oturmak için partisinin genel merkezine önce mafya, ardından da polis göndererek baskın düzenletti.
Kendisine görev verenlere hizmet eden, kindar, sinsi ve işbirlikçi olan kurtarıcı; Saray’ı ve demokrasiyi yok etme kararlılığındaki otokrasiyi canlandırmak için daha ne yapabilir?




