Küresel Sermaye Akışında İstanbul’un Yükselişi: Dubai’nin Yerini Alabilir mi?
Küresel sermaye akışında İstanbul’un rolü artıyor. Dubai’den çıkacak sermaye İstanbul’a mı yöneliyor?
Dünya ekonomisinin merkezi olan Körfez bölgesinde yaşanan güvenlik kaygıları, büyük sermaye gruplarını temkinli bir bekleyişe sürüklüyor. Ekonomi çevreleri, Dubai’den çıkması muhtemel milyarlarca doların İstanbul Finans Merkezi’ne (İFM) yönelip yönelmeyeceği üzerine tartışmalar yürütüyor. Uzmanlar, önümüzdeki 3-6 aylık dönemin Türkiye için tarihi bir dönüm noktası olabileceğini vurguluyor.
Güvenlik endişeleri ve savaşın gidişatı, yatırımcıların karar verme aşamasında etkili oluyor. Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, İstanbul’un, Singapur, Londra ve Hong Kong gibi güçlü rakipleri karşısında en büyük avantajının, tam kapasiteyle hizmet vermeye hazır olan İstanbul Finans Merkezi ve Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle son dönemde kurduğu sağlam ekonomik ilişkiler olduğunu belirtiyor.
Eryılmaz, yatırımcıların harekete geçme zamanının 3-6 ay içinde olacağını öngörüyor. Panik halinde olan ve kararını vermiş olan yatırımcıların bu süreçte somut adımlar atması bekleniyor. Türkiye’nin bu dönemde sunacağı cazip yatırım teşvikleri ve güven veren ekonomi politikaları, İstanbul’un sadece bir alternatif değil, küresel finansın yeni merkezi olma yolunda önemli bir rol üstlenmesini sağlayabilir. Jeopolitik konumun hem risk hem de fırsatlar barındırdığı bu dönemde, Ankara’nın atacağı proaktif adımlar belirleyici bir etken olacak.
İstanbul’un uluslararası alandaki konumu, Dubai’nin yaşadığı imaj kaybıyla doğru orantılı olarak güçleniyor. İstanbul Finans Merkezi’nin sunduğu altyapı avantajları, Türkiye’yi bölgedeki diğer aktörlerden bir adım öne çıkarıyor. Eryılmaz, savaşın süresinin bu geçişin hızını belirleyeceğini ifade ediyor. Çatışmaların uzaması durumunda, sermayenin daha hızlı ve kararlı bir şekilde yer değiştireceği, ateşkesin kalıcı olması halinde ise daha stratejik ve kademeli bir yönelimin olacağı tahmin ediliyor.
Türkiye için oluşan bu fırsat, yalnızca coğrafi avantajlarla sınırlı değil. İstanbul’un finansal bir çekim merkezi haline gelmesi için sunulacak yeni nesil teşvik paketleri büyük önem taşıyor. Küresel sermayenin güven duyacağı bir hukuki ve mali zemin, İstanbul’u Londra ve Singapur ile girdiği rekabette zirveye taşıyabilir. 10 Nisan itibarıyla piyasalar, Körfez’den gelecek ilk büyük sermaye hareketinin işaretlerini takip etmeye başladı.




