Türkiye Kök Hücre Naklinde Öncü Ülke Olmaya Devam Ediyor

Türkiye, kök hücre nakillerinde yüksek deneyim ve altyapısıyla dikkat çekiyor. Yurtdışından 110 hasta bu yıl ülkemizi tercih etti.

Türkiye, kök hücre nakilleri alanında sahip olduğu derin tecrübe ve gelişmiş altyapısıyla dikkat çekiyor. Bu yıl, Balkanlar ve Orta Asya başta olmak üzere yurtdışından 110 hasta, kök hücre nakli için ülkemizi tercih etti. Geçtiğimiz yıl ise toplamda 4 bin 215 kök hücre nakli gerçekleştirildi.

Türk Hematoloji Derneği’nin düzenlediği ’18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, kök hücre nakillerinin Türkiye’de yaygın bir şekilde uygulandığını ve yurtdışından gelen hastaların sayısının arttığını ifade etti. Kök hücrelerin, kemik iliğinde bulunan ve kan hücrelerini üreten temel hücreler olduğunu belirten Ateşoğlu, kök hücre naklinin iki türü bulunduğunu, bunların ‘otolog’ ve ‘allojeneik’ olarak adlandırıldığını açıkladı.

Prof. Dr. Ateşoğlu, donörden alınan kök hücre naklinin, akut lösemiler ve lenfomalar gibi malign hastalıkların yanı sıra kemik iliği yetersizliği ile seyreden aplastik anemi gibi durumlarda da uygulandığını vurguladı. Bu tür nakillerin, hastaların sağlıklı bir kemik iliğine kavuşmasını sağlayarak kalıcı iyileşme sunduğunu ifade etti.

Allojeneik kök hücre naklinin, uygun donörlerden elde edilen kök hücrelerle gerçekleştirildiğini belirten Ateşoğlu, donörlerin uygunluğunun HLA doku grubu testleriyle belirlendiğini aktardı. HLA doku grubu tayin işleminin, koldan alınan bir tüp kan ile yapıldığını söyleyen Ateşoğlu, kök hücre donörü olabilmek için kan grubu uyumunun şart olmadığını vurguladı. En uygun donörlerin, hastanın HLA doku grubuyla tam uyumlu kardeşleri olduğunu, ancak bu durumun sadece yüzde 25 ihtimalle gerçekleştiğini belirtti. Eğer uygun bir kardeş donör bulunamazsa, Türkiye’nin ulusal doku bankası TÜRKÖK üzerinden donör taraması yapılabileceği ifade edildi.

TÜRK Hematoloji Derneği Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, gönüllü kök hücre bağışçısı olabilecek bireylerin 18-35 yaş aralığında, fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı olan herkes olduğunu söyledi. Bağışçıların, koldan alınan kan ile yapılan HLA doku tiplendirmesi sonucunda veritabanına kaydedildiğini ve uygun donör olarak tespit edildiklerinde kök hücre bağışı yapabileceklerini belirtti. Kök hücre donörlüğünün gönüllülük esasına dayandığını ve çoğunlukla kol kanından toplandığını ifade etti.

Prof. Dr. Nevruz, Türkiye’de 1994 ve 1999 yıllarında ilk kemik iliği bankalarının kurulduğunu hatırlatarak, günümüzde hem ülke içinde hem de komşu ülkelere hizmet veren toplamda 115 pediatrik ve erişkin nakil merkezi bulunduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl, bin 681 allojeneik ve 2 bin 534 otolog olmak üzere toplamda 4 bin 215 kök hücre nakli yapıldığını ve yurtdışından gelen 110 hastaya da nakil işlemi gerçekleştirildiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu