Hemofili A ile Yaşamak: 10 Yıldır İlk Yardım Çantasıyla Hayatını Sürdürüyor
Doğantan Çelik, Hemofili A hastalığıyla 10 yıldır ilk yardım çantasıyla sağlıklı bir yaşam sürüyor. Tedavi süreci ve yaşamı hakkında bilgiler.
Ankara’da biyomedikal mühendisliği eğitimi alan Doğantan Çelik, doğuştan sahip olduğu Hemofili A hastalığını düzenli profilaksi tedavisi ile kontrol altında tutarak, 10 yıldır yanında taşıdığı ilk yardım çantası ile sağlıklı bir yaşam sürdürmekte.
30 yaşındaki Çelik, 6 aylıkken konulan Hemofili A tanısı sonrası çocukluk döneminde hastane merkezli tedavi süreçleri nedeniyle zor günler geçirdi. Küçük yaşlarda yaşadığı kanama atakları, hastane ortamında tedavi edilmesi gereken durumlar yaratarak günlük yaşamını kısıtladı.
Ancak zamanla uygulanan koruyucu tedavi yöntemleri sayesinde, kanama atakları büyük ölçüde kontrol altına alındı. Evde uygulanan enjeksiyon tedavisi, hastaneye bağımlılığı azaltarak yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdı. Çelik, düzenli tedavi ile eklem kanamalarının neredeyse tamamen yok olduğunu ve günlük yaşamını daha özgür bir şekilde sürdürebildiğini ifade ediyor.
Çelik, yaklaşık 10 yıldır yanında taşıdığı ilk yardım çantasını hayatının ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini belirtiyor. Bu çantada, tedavi için gerekli ilaçlar bulunmakta ve ani kanama riskine karşı bir güvenlik önlemi olarak her zaman yanında taşıyor. Seyahatlerinde de bu düzeni sürdürdüğünü vurgulayan Çelik, “Nereye gidersem gideyim çantam yanımda” diyerek yaşam tarzını özetliyor.
Uzmanlar, Hemofili A’nın pıhtılaşma faktörü eksikliğine bağlı kalıtsal bir hastalık olduğunu ve erken tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Günümüzde koruyucu tedavi yöntemleri sayesinde hastaların günlük yaşamlarını sağlıklı bireyler gibi sürdürebildiği belirtiliyor.
Son yıllarda hemofili tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Faktör tedavilerinin yaygınlaşması ile kanama kontrolü sağlanırken, gelecekte gen tedavilerinin hastalığı tamamen ortadan kaldırma potansiyeline sahip olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, sağlanan tedavi imkanları sayesinde hemofili hastalarının artık daha aktif ve bağımsız bir yaşam sürdürebileceğini, doğru takip ve düzenli tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.




