ABD’nin İran İçin Askeri Planı: 10 Bin Ek Asker Gönderildi
ABD, İran’a yönelik askeri hazırlıklarını artırarak 10 bin asker gönderdi. Gerilim tırmanırken, olası bir kara harekâtı tartışılıyor.
Orta Doğu’da İran’a karşı artan askeri gerilim, ABD ve İsrail’in olası bir kara harekâtını “B planı” olarak değerlendirdiği yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Bölgeye yapılan askeri yığınak ve Washington’dan gelen temkinli açıklamalar, yeni bir aşamaya geçilebileceği spekülasyonlarını artırıyor.
ABD yönetimi, diplomatik çözüm arayışını sürdürse de, Pentagon’un bölgedeki askeri varlığını artırması dikkat çekiyor. Son günlerde yaklaşık 10 bin ek askerin Orta Doğu’ya gönderildiği haberleri, mevcut deniz piyadesi ve paraşütçü birliklerine takviye anlamına geliyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bu askeri hareketliliğin doğrudan bir işgal kararı anlamına gelmediğini belirterek, “Başkomutanın önünde tüm seçeneklerin hazır olması gerekiyor” ifadesini kullandı. Başkan Donald Trump ise, şu aşamada kara harekâtını “gündemde olmayan bir seçenek” olarak tanımlasa da, bu olasılığı tamamen dışlamış değil.
Hedef Hürmüz Boğazı ve Stratejik Adalar
Askeri senaryoların en kritik noktalarından biri, küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı olarak öne çıkıyor. ABD’nin bu stratejik hattı kontrol altına almak istemesi, bölgedeki bazı adaların da hedef haline gelmesine neden oluyor.
Uzmanlar, İran’ın petrol ihracatının büyük bir kısmını karşılayan Hark Adası’nın olası bir operasyonun merkezinde yer alabileceğini belirtiyor. Ancak, böyle bir askeri müdahalenin başarılı olması durumunda bile, kalıcı kontrol sağlamanın son derece zor olacağı ifade ediliyor.
İran’dan Sert Tepki: “Her Senaryoya Hazırız”
Tahran yönetimi, olası bir kara harekâtına karşı net bir duruş sergiliyor. İran Kara Kuvvetleri Komutanı Ali Yahanshahi, ülkenin “her senaryoya karşı hazır olduğunu” belirterek, böyle bir saldırının ABD ve İsrail için “çok daha maliyetli ve tehlikeli” olacağı uyarısında bulundu.
İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf ise, tüm askeri hareketlerin dikkatle takip edildiğini ifade ederken, ABD ve İsrail’in bazı bölge ülkeleriyle iş birliği yaparak stratejik adaları ele geçirmeye çalışabileceğini öne sürdü.
Savaşın Seyri Belirsiz
Uzmanlar, İran’ın liderlik kayıplarına rağmen ülke genelinde kontrolünü sürdürebildiğini belirtiyor. Bu durum, Irak veya Suriye’deki çatışmalardan farklı olarak, olası bir müdahalenin çok daha karmaşık ve uzun soluklu olabileceğine işaret ediyor.
Analistler, sahadaki gelişmeler ile siyasi söylemler arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğunu vurguluyor. Müzakere mesajları verilirken, askeri hazırlıkların hızla devam etmesi, bölgede gerilimin daha da tırmanabileceği ihtimalini artırıyor.
Ultimatom ve Diplomasi Çıkmazı
ABD Başkanı Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için süre tanırken, Tahran yönetimi bu çağrıya mesafeli yaklaşıyor. İran, Washington’un sunduğu kapsamlı anlaşma teklifini reddederek, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığının sona ermesini talep ediyor.
Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu’da savaşın yeni bir evreye girip girmeyeceği sorusunu gündeme getirirken, uzmanlar olası bir kara harekâtının bölgeyi uzun süreli ve öngörülemez bir çatışmaya sürükleyebileceği konusunda uyarıyor.




