Çeşme’de Uluslararası Gastronomi Film Festivali Heyecanı
Çeşme’de başlayan Uluslararası Gastronomi Film Festivali, gastronomi ve sinemayı bir araya getiriyor.
Gastronomi ve sinemanın buluştuğu Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), Çeşme’de kapılarını açtı.
Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde Altın Yunus Hotel’de gerçekleştirilen festival, 5 Haziran Cuma günü Çeşme Güneşlenme Terası’nda düzenlenen açık hava sineması gösterimleriyle başladı.
Festivalin ikinci günü, Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması gösterimleri, söyleşiler, Tasty Cinema etkinlikleri, Sine Sınıf etkinlikleri, UGFF seçki film gösterimleri ve D&R söyleşi ve imza günleri gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı.
UGFF, Zengin Etkinlik Programına Devam Ediyor
Festivalin ikinci gününde, UGFF Danışmanlar Kurulu Üyesi Ebru Erke’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gastronomi, Sanat ve Küresel Algı Mücadelesi” panelinde Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen ve Next Phase Consultancy Kurucusu Pınar Kartal Timer yer aldı. Gökmen Sözen, Türkiye’nin uluslararası alanda hak ettiği yerde olmadığını belirterek, son 30 yıldır bu konuda sürekli çaba gösterildiğini ifade etti. Özellikle son 10 yılda, Türk mutfak kültürünü tanıtmak için pek çok girişim olduğunu fakat nitelikli restoran işletmeciliği konusunda geri kalındığını vurguladı.
Pınar Kartal Timer ise gastronominin geçmişte seyahati destekleyen bir unsur olduğunu, günümüzde ise seyahat etme motivasyonu haline geldiğini belirtti. Timer, dünya gastronomi turizminin 16 milyar dolarlık bir ekonomiye sahip olduğunu ve 2033 yılına kadar bu rakamın 76 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini aktardı. Türkiye’nin turizm gelirinin yalnızca yüzde 20’sinin yiyecek ve içecekten geldiğini vurgulayan Timer, bu alanda yapılacak daha çok şey olduğunu ifade etti.
Derya Bigalı, gastronominin kültürün merkezinde yer aldığını, insan duyularına hitap ettiğini ve geçmişten beslenerek geleceğe bir vizyon kattığını söyledi. İki alanın da birbirleriyle paralel olduğunu dile getirdi.
Günün bir diğer söyleşisi, Zeynep Altıok’un moderatörlüğünde Prof. Dr. Oğuz Makal’ın katılımıyla “Sevgilim Sinema, Sevgilim Yemek” başlığı altında gerçekleşti. Makal, gastronomi filmleri üzerine yaptığı çalışmalar sonucunda yeni kitabını ortaya çıkardığını belirtti.
Festivalin ikinci gününde ayrıca Merin Sever ve Ezgi Özcan’ın katılımıyla “Kurguda Yemek” etkinliği yapıldı. Özcan, gastronomi konusunda daha fazla farkındalık kazandığını ve etkinliğin yemeğin karakterler üzerindeki etkisini incelemek amacıyla planlandığını söyledi. Sever, yemeklerin tarihsel bağlamda sembolik anlamlar taşıdığını ifade etti.
UGFF’nin bir diğer etkinliği, Bekir Kaya’nın moderatörlüğünde Celal Uysal ve Osman Serdaroğlu’nun katılımıyla “Gastronomi Diplomasisi: Şehirler Kendini Dünyaya Nasıl Anlatır?” başlığı altında gerçekleşti. Serdaroğlu, gastronominin bir iletişim dili olduğunu vurguladı.
“Anadolu Mutfağında Kültürel Mirasın İzleri” etkinliğinde Pelin Batu moderatörlüğünde Ahmet Uhri ve Simay Bülbül, katılımcılarla buluştu. Uhri, yemeklerin arkeolojik geçmişine dair değerlendirmelerde bulunarak, bugünkü yemeklerin geçmişle olan bağını anlattı.
“Ege’yi Yeniden Okumak: Yarımada Mutfağının Bugünü” etkinliğinde Serkan Anavatan, kaliteli ürün sunmanın hedefleri arasında olduğunu belirtti.
Sine Sınıf ile Festivalin İkinci Günü Devam Etti
Festivalin ikinci günü, Sine Sınıf etkinlikleriyle devam etti. Prof. Dr. Serdar Öztürk, yönetmen ve senarist Ümit Ünal ile sinemacı Marlow Murat Karaütük’ün katılımıyla “Filmlerle Bu Dünyayı Nasıl Yaşamalıyız? Sinema, Sofra ve Zihinsel Ekoloji” etkinliği gerçekleştirildi.
Öztürk, filmlerin insan hikayelerini anlatma biçimini sorguladıklarını ifade etti. Ümit Ünal, yemeğin insan için yalnızca beslenme değil, aynı zamanda kültürel bir deneyim olduğunu belirtti. Karaütük, sinemanın insanların hayal dünyasını nasıl etkilediğini aktardı.
UGFF Seçki Belgesel Film etkinliği kapsamında “Bizim Hikayemiz: Kolombiya” filminin Türkiye prömiyeri gerçekleştirildi. Gösterim sonrası moderatör Yağmur Yağcı, film hakkında katılımcıların sorularını yanıtladı.
Fadik Sevin Atasoy ve Murat Aygen İmza Günü’nde Festival Katılımcılarıyla Buluştu
Festivalde düzenlenen D&R söyleşi ve imza günlerinde Fadik Sevin Atasoy, çocukluğuna dair anılarından yola çıkarak kitabının çıkış noktasını anlattı. Murat Aygen de kitabının adını “Sesten Az Önce” koyma sebebini açıkladı.




