KDK, İstifa Eden Öğretmenin Açıktan Atanma Talebini Reddetti
Kamu Denetçiliği Kurumu, 2013’te istifa eden öğretmenin açıktan atanma talebini reddetti. Atama idarenin takdirinde olduğu belirtildi.
Kamu Denetçiliği Kurumu, 2013 yılında özel eğitim öğretmeni olarak görev yaparken istifa eden bir öğretmenin açıktan atanma talebini değerlendirdi. Bu öğretmen, yaklaşık on yıllık kamu hizmeti deneyimine sahip olduğunu ve özel eğitim alanında çalıştığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın talebini “açıktan öğretmen ataması yapılmadığı” gerekçesiyle reddettiğini ifade etti. Talebinin hakkaniyet, eşitlik ve gerekçeli işlem ilkeleri açısından incelenmesini istedi.
Başvuran öğretmen, 2013 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde görevdeyken kişisel nedenlerle istifa ettiğini aktardı. İstifa sürecinde disiplin soruşturması ya da olumsuz sicil kaydı bulunmadığını vurgulayan öğretmen, özel eğitim alanındaki deneyimini değerlendirerek mesleğine geri dönmek istediğini dile getirdi.
Öğretmenin başvurusu sırasında, Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne birden fazla kez müracaat ettiği ancak talebinin olumlu sonuçlanmadığı bilgisi verildi. Bakanlık, Kamu Denetçiliği Kurumu’na sunduğu açıklamada, başvuranın 2013 yılında görevinden ayrıldığını belirtti. MEB, 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesine atıfta bulunarak, memurluktan kendi isteğiyle ayrılanların yeniden atanmasının idarenin takdir yetkisi dahilinde olduğunu ifade etti.
Bakanlık ayrıca, mevzuatta yer alan “atanabilirler” ifadesinin idareye zorunlu atama yükümlülüğü getirmediğini belirtti. Öğretmenlerin yeniden atama işlemlerinin, Bakanlığa tahsis edilen toplam atama izni kontenjanı ile sınırlı olduğu ve belirli dönemlerde yayımlanan duyurular doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.
Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne göre, yeniden atama başvuruları belirlenen kontenjan çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu süreçte, öğretmenlikteki hizmet süresi fazla olan adaylara öncelik verilmektedir. Eğer hizmet süreleri eşitse, diğer kamu hizmetleri dikkate alınmakta, eşitlik devam ederse atama bilgisayar kurasıyla yapılmaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, kararında yeniden atama işlemlerinin yalnızca bireysel talepler üzerinden zorunlu olarak yapılmasına dair bir hüküm bulunmadığını vurguladı. 657 sayılı Kanun’un 92’nci maddesindeki “atanabilirler” ifadesinin, memurluktan kendi isteğiyle ayrılanlara doğrudan bir atanma hakkı vermediğini belirtti. KDK, bu düzenlemenin idareye takdir yetkisi tanıdığını, yeniden atama taleplerinin kamu yararı, hizmet gerekleri, kontenjan durumu ve mevcut istihdam politikaları çerçevesinde değerlendirilebileceğini ifade etti.
Kararda, öğretmen istihdamına ilişkin son yıllarda uygulanan politikalara da yer verildi. MEB tarafından öğretmen alımlarının ağırlıklı olarak 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmenlik statüsünde yapıldığı hatırlatıldı. Yeni düzenlemelerle öğretmen istihdam sürecinin farklı usul ve esaslara bağlandığı, bu nedenle eski kadrolu görevinden ayrılan bir kişinin bireysel talep doğrultusunda doğrudan açıktan atanmasının zorunlu olmadığı ifade edildi.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mesleki deneyimi, hizmet süresi ve disiplin cezası bulunmaması gibi hususları dikkate almasına rağmen, kamu hizmetine yeniden alınmada yalnızca bireysel durumların esas alınamayacağını belirtti. Kamu yararı, hizmet gerekleri, kontenjan sınırlamaları ve mevcut atama sistemi birlikte değerlendirildiğinde, MEB’in başvuruyu reddetmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldı. Bu çerçevede KDK, öğretmenin açıktan atanma talebine ilişkin başvurunun reddine karar verdi.




