Türkiye Turizminin Geleceği: TTYD Başkanı Oya Narin’den Önemli Açıklamalar
TTYD Başkanı Oya Narin, Türkiye turizminin geleceği hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. 2035 hedefleri ve dijitalleşme yatırımları ön planda.
Dünya genelinde turizm sektörü yenilikler ve dönüşümlerle karşı karşıya kalırken, Türkiye de bu değişimlere ayak uydurmak için çeşitli adımlar atıyor. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, 2026 yılının Türkiye turizmi açısından yeniden yapılanma ve hazırlık dönemi olarak konumlandığını ifade etti. Narin, Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi’nin (WTTC) verilerine dayanarak, seyahat turizm ekonomisinin pandemi sonrası büyüme ivmesini sürdüreceğini ve 2034-2035 yıllarında 15-16 trilyon dolara ulaşacağını belirtti.
Narin, Türkiye’nin 2035 vizyonu çerçevesinde 135 milyar dolar turizm geliri hedeflediğini, bu hedefe ulaşmak için kişi başı harcamayı artırma, sezonu coğrafi ve zamansal olarak yayma, yüksek katma değerli ürün karmasını geliştirme ve sürdürülebilirlik ile dijitalleşme yatırımlarını hızlandırma gibi stratejilerle destekleyeceklerini vurguladı. 2026 yılının, bu dönüşüm sürecinin uygulama takvimini belirleyen önemli bir dönem olacağını ve pazar çeşitlenmesi ile marka algısının güçlenmesi açısından kritik bir eşik teşkil edeceğini kaydetti.
Oya Narin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 23 Ekim 2025 tarihinde politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 39.5 seviyesine çekmesinin, para politikasında temkinli ama destekleyici bir yaklaşım sergilediğini ifade etti. Bu durumun, yeni tesis yatırımları ile mevcut varlıkların modernizasyonunu, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımları teşvik edeceğini belirtti. Narin, 2026 yılının, ürün çeşitliliğinin artırıldığı ve nitelikli büyümenin esas alındığı bir dönem olacağını vurguladı.
Dünya turizminin büyümeye devam ettiğine dikkat çeken Narin, bu büyümeyi destekleyecek altyapının güçlendirilmesi gerektiğini, insan kaynağı, yatırım ortamı ve finansman modellerinin sağlam bir temel oluşturması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin, sektördeki konumunu güçlendirmek ve ilk beş içinde kalıcı bir yer edinmek için doğru adımlar attığını belirtti. Narin, uzun vadeli ve öngörülebilir finansman araçlarının çeşitlendirilmesi, tesis yenileme ve hizmet kalitesini artıran yatırımların ölçeklenmesi ile insan kaynağında süreklilik ve yetkinlik artışını destekleyecek programların yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin mevcut talep tabanı, marka gücü ve kurumsal eşgüdüm sayesinde hedeflerine ulaşma kapasitesine sahip olduğunu belirten Narin, ilk beşte kalma ve ekonomiye daha yüksek katma değer sağlama konusundaki kararlılıklarının devam ettiğini sözlerine ekledi.




