Rêzan Kağanarslan AP’de Türkiye’nin Demokratikleşmesi Üzerine Konuştu
Rêzan Kağanarslan, Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’nin demokratikleşmesi için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
Gençlik Meclisi Üyesi Rêzan Kağanarslan, Avrupa Parlamentosu’nda Sosyalist Demokrat Grup’un düzenlediği “Yeni Nesil İçin AB Genişlemesi ve Gençleri Güçlendirmek” konulu konferansa katıldı. Bu etkinlikte, AB aday ülkeleri arasında yer alan Sırbistan, Kuzey Moldova, Ukrayna, Kosova, Gürcistan, Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Türkiye’den sosyalist ve demokrat partilerin gençlik kolları ve meclisleri yer aldı.
Konferansta, Avrupa Birliği Türkiye Raportörü Sanchez’in de bulunduğu bir oturumda konuşan Kağanarslan, AB’nin genişleme sürecinin sadece sınırlar, ticari anlaşmalar ve askeri kapasitelerle değil, aynı zamanda demokratik değerlerin yayılmasıyla da ilgili olduğunu vurguladı. Müzakere ve adaylık süreçlerinin demokratik değerlerin yayılmasına olanak tanıyabileceğini belirten Kağanarslan, bu sürecin aday ülkelerde güçlü demokrasi unsurlarının bulunmasıyla kalıcı hale geleceğini ifade etti.
Türkiye’nin 1999 yılından bu yana AB aday statüsünde olduğunu hatırlatan Kağanarslan, ülkenin birçok kriteri karşıladığını ancak henüz yerine getirmediği bazı kriterlerin bulunduğunu da belirtti. Bu durumun güvenlik merkezli bir perspektiften kaynaklandığını dile getiren Kağanarslan, Kürt sorununun çözülmeden bu bakış açısının aşılmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından büyük bir fırsat sunduğunu belirten Kağanarslan, PKK’nın bu çağrıya olumlu yanıt vererek kendini feshettiğini ve silahlı güçlerini Türkiye’den çekerek süreci ilerlettiğini hatırlattı. Devletin bu adımlara Meclis Komisyonu ile yanıt verdiğini söyleyen Kağanarslan, komisyon raporunun Kürt sorununun devlet nezdinde politik bir karakter kazandığını gösterdiğini vurguladı.
Kağanarslan, komisyon raporunun devletin güvenlikçi bakış açısını itiraf ettiğini ve Kürt sorununun çözümüne yönelik öneriler arasında AİHM kararlarına uyulmasının da bulunduğunu ifade etti. Gençlerin, savaşın yarattığı militarizm, ahlaki ve ekonomik çöküş, göç ve işsizlik gibi sorunlardan en çok etkilenen kesimlerden biri olduğunu belirten Kağanarslan, gençlerin Öcalan’ın başlattığı süreci desteklediğini vurguladı. Devam eden sürecin demokratik güçler ile devlet arasında bir mücadele olduğunu belirten Kağanarslan, Rojava protestolarında gözaltına alınan 850 gençten ve tutuklanan 118 gençten bahsetti.
Gençlerin Newroz kutlamalarına katılanların büyük bir kısmını oluşturduğunu ifade eden Kağanarslan, bu durumun gençlerin sürece olan desteğini gösterdiğini ancak devletin bu iradeye 253 gözaltı ve 68 tutuklama ile karşılık verdiğini aktardı.
Kağanarslan, bu sürecin Türkiye’nin demokratikleşmesi için değerli bir fırsat sunduğunu ve demokratikleşme kapısının genişletilmesi için çaba sarf etmeye hazır olduklarını belirtti. Sözlerini, “Bu süreç, Türkiye’nin demokratik bir cumhuriyet haline gelmesine yardımcı olacak ve bu yolla Avrupa Birliği’nin demokratik değerlerine daha fazla katkıda bulunabileceğiz. Gençler olarak bu sürecin ana destekçisi olacağız; böylece onurlu bir yaşama kavuşabilecek ve daha güçlü bir demokratik ülke haline gelebileceğiz,” diyerek tamamladı.
22 Nisan 2026




