Nihilizme Sürüklenen CHP Kitlesinin Durumu
CHP kitlesinin yaşadığı umutsuzluk ve nihilizm, partinin geleceği için büyük bir tehdit oluşturuyor.
CHP kitlesi, içinde bulunduğu durumdan çıkış yolu bulamamanın sıkıntısını yaşıyor. Sürekli aynı sorunların tekrar etmesi, partinin geleceği hakkında derin bir karamsarlık yaratıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliği altında yaşanan travmalar ve Özgür Özel’in belirsiz stratejileri, partililer arasında bir umutsuzluk dalgası oluşturmuş durumda.
Bu durum, CHP tabanında çeşitli tepkilere yol açıyor. Parti binalarının önünde toplanma konusunda ciddi bir tereddüt yaşanıyor. Bazı üyeler, “Bizim partimiz böyle olduğu müddetçe Erdoğan daha çok kazanır” düşüncesiyle kabullenmişlik hissi taşıyor. Diğerleri ise, “Ne haliniz varsa görün” diyerek, siyasetten uzaklaşmayı tercih ediyor. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve İmamoğlu’na karşı artan bir bıkkınlık söz konusu. Nihilizm ve umutsuzluk, birçok kişinin ruh halini etkiliyor ve bu durum, bir kopuş, bir çılgınlık ve can sıkıntısı yaratıyor.
CHP, sürekli aynı melodiyi çalmak yerine, duruma uygun sözler yazmayı denemeli. Örneğin, “Yiğidim Aslanım” türküsünün sözlerini değiştirerek, “Bugün butlan var açmasın güller” gibi bir versiyon oluşturabilir. Bu, en azından bir değişiklik hissi yaratır.
Kılıçdaroğlu, partinin ahlaki değerlerini koruması gerektiğini savunuyor ve bir arınma sürecine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyor. Yolsuzluk ve usulsüzlük gibi sorunları gündeme getirerek, “Aklan da gel” kampanyası başlatmayı planlıyor. Özgür Özel ve ekibi ise, CHP’de bir ahlak sorunu olmadığını, bu tür iddiaların iftira olduğunu savunuyor. Bu iki lider arasındaki çelişki, partinin geleceği açısından büyük bir sorun teşkil ediyor.
Kılıçdaroğlu, bir etkinlikte sevinçli ve telaşlı görünüyordu. Ancak, üzerindeki enerjiye rağmen, bazı konularda kararsızlık yaşıyor gibiydi. Kravat takmamış olması, genç görünme çabasının bir parçasıydı. İçinde bir intikam hissi taşıdığı belli olsa da bunu gizlemeyi başarmıştı. Hamlelerini planlamış bir özgüvenle hareket ediyordu.
Bir arkadaşım, mutlak butlanı en basit şekilde anlatmaya çalıştı. Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu’nu iki atlet olarak düşünelim. Yarışta Özgür Özel kazanıyor, ancak Kılıçdaroğlu’nun taraftarları sonucu sorguluyor ve doping testi istiyor. Test sonucu doping yapıldığı ortaya çıkıyor ve Özgür Özel diskalifiye edilerek Kılıçdaroğlu birinci ilan ediliyor. Bu durum, partinin içindeki karmaşayı özetliyor.
Mutlak butlan, hayatıma olumsuz etkilerde bulunuyor. Film izlemek ya da dizilere konsantre olmakta zorlanıyorum. Arkadaş sohbetlerinde bile bu konuya sadece birkaç dakika değinebiliyoruz. Sokakta karşılaştığım biri, “Ahmet Abi, mutlak butlan hakkında ne düşünüyorsun?” diye sorduğunda, “Her şey çok güzel olacak” yanıtını verdim.
Siyaset esnafı, genellikle belirsizlik içinde hareket ediyor. Kendi çıkarlarını her şeyin önünde tutarak, güç odaklarının etrafında dolanıyorlar. Dün “hain” dediklerine bugün biat edebiliyorlar. Siyasette 24 saatin çok uzun bir süre olduğuna inanıyorlar. Bu nedenle, siyasetin dinamikleri, farklı bir gezegenden gelmiş gibi görünüyor.




