TGSD, Türkiye’nin GPA Üyeliği İçin Acil Eylem Çağrısı Yaptı
TGSD, Türkiye’nin GPA üyeliği için acil eylem çağrısında bulundu. Türk firmaları, AB pazarında daha fazla fırsat elde edebilir.
YENER KARADENİZ
Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörü, artan maliyetler, daralan ihracat pazarları ve küresel rekabet baskısıyla zorlu bir süreçten geçiyor. Avrupa Birliği’nde yapılan yeni düzenlemeler, bu baskıyı daha da artırarak Türk firmalarının en büyük ticaret ortağı olan AB ülkelerindeki kamu alımları ihalelerine katılımını engelliyor. Bu durum, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Kamu Alımları Anlaşması (GPA) çerçevesindeki kararlarla daha da belirginleşiyor. GPA, taraf ülkelerin kamu alım pazarlarını karşılıklı olarak açmalarını ve rekabeti artırmayı hedefleyen çok taraflı bir anlaşma olarak dikkat çekiyor. Mevcut durumda, anlaşma 49 DTÖ üyesi ülkeden 22’sini kapsıyor ve yıllık tahmini 1,7 trilyon dolarlık bir pazar sunuyor. Türkiye, 1995 yılından beri DTÖ üyesi olmasına rağmen, GPA’ya taraf olmamayı tercih ederek gözlemci statüsünde kalmayı sürdürdü.
Türkiye’nin GPA’ya taraf olmaması, Türk firmalarının bu anlaşmaya taraf ülkelerin kamu ihalelerine katılmasını büyük ölçüde kısıtlıyor. Bu durum, yalnızca hazır giyim ve tekstil sektörünü değil, demir-çelikten makineye kadar birçok ihracatçı sektörü olumsuz etkiliyor. Son dönemde Avrupa Birliği’nin bu kuralları daha da sıkı bir şekilde uygulamaya başladığı belirtiliyor. Özellikle Uzakdoğu kökenli şirketlerin kamu ihalelerine girişini sınırlamak amacıyla, AB, kamu alımlarında “yalnızca GPA üyeleri katılabilir” şartını daha yaygın bir şekilde kullanıyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin GPA’ya katılması, Türk şirketleri için önemli bir fırsat yaratabilir. Zira AB’deki üretim altyapısı birçok alanda Türkiye kadar güçlü değil. Türkiye’nin GPA’ya dahil olması durumunda, Avrupalı şirketlerin Türk üreticilerle iş birliği yapması veya Türk tedarikçileri tercih etmesi gerekecek. Bu da Türk firmalarına AB pazarında daha güçlü, avantajlı ve daha az rekabetçi bir üretim ve satış imkanı sunabilir.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), konunun önemini vurgulayarak Ticaret Bakanlığı’na bir dosya iletti ve acil eylem çağrısında bulundu. Bilgi notunda, özellikle Avrupa Birliği’nin kamu alımlarında giderek daha sert uyguladığı “yalnızca üyeler” politikası nedeniyle Türk firmalarının üniforma, iş kıyafetleri, hastane tekstili ve askeri tekstil gibi alanlardaki kamu ihalelerine erişiminde zorluklar yaşadığı ifade edildi. Bu durumun, Türk üreticilerinin AB’deki rekabet gücünü zayıflattığı kaydedildi. Sektörün son yıllarda ciddi ihracat kaybı yaşadığına dikkat çekilen notta, 2022 yılında 21,2 milyar dolar olan hazır giyim ihracatının 2025’te 16,7 milyar dolara gerileyeceği belirtildi.
Çin ve Bangladeş gibi Asya ülkeleri, düşük maliyet avantajlarıyla AB pazarında agresif bir şekilde büyümeye devam ederken, Hindistan’ın AB ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması sayesinde elde ettiği sıfır gümrük avantajının da Türkiye açısından baskıyı artıracağı ifade edildi. Bilgi notunda, Türkiye’nin GPA’ya katılması halinde Türk firmalarının AB, ABD, Kanada ve Japonya gibi büyük kamu alımları pazarlarına doğrudan erişim sağlayabileceği vurgulandı. Ayrıca kamu alımlarının teknik tekstil, koruyucu kıyafet ve yüksek standartlı ürün talepleri oluşturduğu, bunun da sektörü daha yüksek katma değerli üretime yönlendireceği kaydedildi. TGSD, Ticaret Bakanlığı’ndan GPA’ya katılım sürecinin başlatılması için diplomatik ve teknik hazırlıkların hızlandırılmasını talep etti. Ayrıca, üyeliğin tekstil ve diğer stratejik sektörlere etkilerini analiz edecek kapsamlı bir çalışma yapılması ve müzakerelerde Türkiye’nin hassas sektörlerini koruyacak geçiş mekanizmalarının kullanılması önerildi.
TGSD Başkanı Toygar Narbay, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Hedef katma değerli üretim, bunun içinde teknik tekstiller büyük bir yer tutuyor. Teknik tekstiller en çok kamuda kullanılıyor. Polis, güvenlik güçleri, kamu personeli, itfaiye, orman çalışanları, hastaneler gibi birçok alan kamu ihaleleri aracılığıyla alım yapıyor. GPA üyesi olmak, ihalelerde zorunluluk haline geldi. Hali hazırda bir Türk firma ne ihalelere katılabilir ne de ihaleyi kazanan yabancı firma GPA üyesi olmayan ülkede üretim yaptırabilir. Dolayısıyla büyük ve katma değeri yüksek bir pazara üretim yapma fırsatını kaçırmış oluyoruz.” dedi.
TGSD’nin bilgi notunda Türkiye’nin GPA’ya katılımının, tekstil sektörü başta olmak üzere genel ekonomi üzerinde çok boyutlu olumlu etkiler yaratacağı vurgulandı. Bu faydalar arasında yeni ihracat pazarlarına erişim, rekabet gücünün yeniden tesis edilmesi, yüksek katma değerli üretim ve ekonomik büyüme ile istihdam artışı yer alıyor. GPA üyeliği, taraf ülkeler arasındaki ticareti anlamlı ölçüde artırma potansiyeline sahip.




