Ali Sali’nin ‘Hadramut’ Eseri Üzerine Dikkatler

Ali Sali’nin ‘Hadramut’ eseri, modern insanın karşılaştığı zorlukları şiirsel bir dille ele alıyor.

Akışkan Aşk adlı eserinde Bauman, modern insanın duygusal durumlarını analiz ederek, çağımızın getirdiği değişimleri sorguluyor. Bauman’a göre, akışkan modernite bireyleri, bireyselleşmenin getirdiği yalnızlıkla baş başa kalmış, yaşadıkları deneyimler ise sıradanlığın ötesine geçerek daha keskin bir hal almıştır.

Değişimlerin hızla gerçekleştiği günümüzde, cazibenin kaybı, insanları itici bir güce yönlendirmiştir. Tüm estetik unsurların çıplak hale gelmesi, geriye yalnızca saf bir gerçeklik bırakmıştır. Modernite, bireye gerçek olanı gösterebilir; ancak güzellik ve iyilik kavramlarının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Sözün ve anlamın hakikati, gerçekliğin netliği ve akışın şiirselliği eksik kaldığında, hayatımızdaki ahenk de kaybolmaya yüz tutmaktadır.

İnsanın direniş göstermesi, insan kalma mücadelesinin temelini oluşturur. Eğer insan isek, hayata ve olaylara karşı duruşumuzu sergilemeliyiz. Tüketim odaklı bir yaşamda, neyin gerçekten değerli olduğunu anlamaya çalışmalıyız. Şiiri hayatımızda aktif bir şekilde yer aldırmalıyız; bu, kaybettiğimiz hareket kabiliyetinin bir yansımasıdır. Gerçekliğimizin kanıtını sanal yaklaşımlarla aramak yerine, sözün gücünü artırmalıyız.

Şiir, sözün keskinleşmesine katkı sunar ve bu keskinlik, mücadele alanını genişletir. Şairler, bu mücadelenin genişletilmesinde önemli bir rol oynar. Şiirle kurulan güçlü bağ, hayata karşı direncin de bir göstergesidir. Hadramut, bu temanın bir örneğidir. Ali Sali tarafından kaleme alınan bu eser, Hece Yayınları’ndan 2026 yılında yayımlandı ve 5 bölümde toplam 54 şiirden oluşuyor. İlk şiir, ‘Şehir Yazıları I’ başlığı altında bir hikaye ile kapılarını açıyor. Şair, burada bir anlatıcı olarak;

“bu puslu kış gününde âşık olmanın sırası mıydı küçük kız
yağmura kanıp parke taşlarıyla dalaşmanın. bak üşüteceksin” s.9

Anlatıcı, bir baba olarak küçük kıza koruyucu bir seslenişte bulunuyor. Kendi tecrübelerini aktarırken, küçük kızın yaşamını koruma arzusu ile devam ediyor. Küçük kız, aktarımın bir parçası olarak yer alıyor. Baba, yaşadığı yorgunlukları, kırgınlıkları ve hüzünleri cümlelere dökerken, küçük kızın masumiyetine yaslanarak bir hesaplaşma süreci yaşıyor. Eserin ikinci bölümü olan Hadramut, Arabistan Yarımadası’nda, Yemen’in güneydoğusundaki bir bölgeyi ele alıyor. Bu bölümde, Ali Sali, ‘küçük kız’ aktarımıyla Yemen’in tarihi unsurlarına vurgu yapıyor. Ad, Semud ve Bürhüd Vadisi gibi yerler, şiirlerinde yer buluyor.

Telbis Defteri, şairin dil üzerinden iblisle hesaplaşmasını yansıtan bir bölüm olarak öne çıkıyor:

“söylentilerim
dolaşıyor yeraltında
tekrar nefesimden doğacağına dair
aklî tehlike taşıyan yolculuklara
başlayacağına dair
anlamadığım bir dile söyleniyor
kadim bir lisanın harfleriyle
ilahilerin
söylentiler böyle” s.33

Meczubîn bölümünde, şair bozulma temasıyla başlıyor ve her şeyin bozulmaya başladığı bir döneme tanıklık ediyor. Bu bozulmaya karşı bir itiraz geliştiren şair, çağa karşı dirençli olmanın önemini vurguluyor. Bauman’ın modern insanın başıboşluk cehennemine düşmesini ele alarak, insanın bilinçli bir varlık olduğunu, sorumluluk taşıdığını ifade ediyor:

“inhirafı yok meczub sözlerinin
kelimeleri türküler yakılan zamanın diline atıf
dillerinde muharref tabiata kırgın birer atıf” s.83

Gazze Defteri bölümünde ise insanlığın onurlu direnişi ve vicdanın sesi duyuruluyor:

“melek kanatlarına tutunarak ayrıldılar aramızdan
gazze’nin bebekleri”

Sonuç olarak, Hadramut eseri, Ali Sali‘nin şiir anlayışını hem benzer hem de farklı bir şekilde yansıttığı bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Sali, bu eserinde şiirin sunduğu anlamlarla, şahitliğinin yükünü dile getiriyor. Şiir, bir direnç ve yaşam biçimi olarak, modernizmin insanlığı aşındırıcı etkilerine karşı, insani ve vicdanî duruşun nasıl bir savunma mekanizmasına dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.

Hadramut

Ali Sali

Hece Yayınları

2026 Ankara

110 s.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu