Spor Yapmaktan Kaçınmanın Zihinsel Sebepleri

Spor yapmaya başlamak, çoğu zaman zihinsel engellerle sınırlıdır. Bu engelleri aşmanın yollarını keşfedin.

Bazen spor yapmanın en zor kısmı, onu başlatmaktır. Alarm çalıyor, spor çantanız hazır ve niyetiniz de var ama bir türlü o ilk adımı atamıyorsunuz. Bu durum, fiziksel bir engel olmaktan çok zihinsel bir engel haline geliyor. Ancak, bu durumu aşmak mümkün.

Spor yapmamak için bulduğunuz bahaneler, düşündüğünüzden daha yaratıcı olabilir. Genellikle zaman bulamamak ya da yeterince hevesli olmamak gibi sebepler öne çıkıyor. Ancak gerçekte, zihninizin konfor alanını korumak için geliştirdiği stratejiler bu durumu tetikliyor. Beden, hareketsizlikten çok belirsizliği sevmez. Spor, bu konfor dengesini bozan bir meydan okumadır. İşte bu nedenle, sporun kendisi değil, spora başlama kararı vermek en zor kısımdır. Motivasyon, çoğu zaman beklediğimiz bir şey değil; aksine, küçük alışkanlıklar, mikro kararlar ve kendimizle olan ilişkimizi şekillendiren unsurlardır. Spor ile aranızdaki mesafeyi kapatmak için belki de daha fazla disiplin değil, daha doğru bir yaklaşım gereklidir. İşte spor yapmak istemediğiniz günlerde sizi harekete geçirecek yedi zihinsel tetikleyici.

Lululemon

Mükemmel Hissetmeyi Beklemeyi Bırakın
Spor yaparken kendimizi “doğru ruh halinde” olmaya şartlandırıyoruz. Ancak bu ruh hali çoğu zaman gelmiyor. Spor yapanların sırrı, daha motive olmaları değil, motivasyon gelmeden harekete geçmeleridir. Kendinize daha gerçekçi bir başlangıç noktası belirleyin. “Bugün sadece 10 dakika hareket edeceğim” demek, hiç başlamamaktan çok daha güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Çünkü çoğu zaman başladığınızda devamı gelir.

Sporu Bir Zorunluluk Değil, Bir Alan Olarak Tanımlayın
Sporu bir görev olarak gördüğünüzde zihniniz doğal olarak direnç gösterir. Onu, kendinizle baş başa kalabileceğiniz bir zaman dilimi olarak konumlandırmak, yaklaşımınızı değiştirir. Bu bakış açısı, sporu “yapılması gereken” listesinden çıkarıp “iyi hissettiren” bir ritüele dönüştürür.

Sporty&Rich

Hedefi Küçültün, Etkiyi Büyütün
Büyük hedefler genellikle ertelenir. Haftada beş gün spor yapmak ideal görünse de sürdürülebilir olmayabilir. Bunun yerine daha ulaşılabilir bir ritim oluşturmak, uzun vadede daha güçlü bir etki yaratır. İki günle başlamayı deneyin. Önemli olan, devamlılık hissini yakalamaktır.

Kendinize Pazarlık Payı Tanıyın
“Hiç yoktan iyidir” yaklaşımı oldukça dönüştürücü olabilir. Tam bir antrenman yapamayacağınızı düşündüğünüz günlerde kendinize alternatifler sunun: kısa bir yürüyüş, hafif bir esneme veya birkaç basit egzersiz… Bu küçük esneklik, alışkanlığın tamamen kırılmasını engeller.

Sizi Harekete Geçiren Duyguyu Bulun
Herkesin motivasyon kaynağı farklıdır. Bazıları için daha iyi görünmek, bazıları için stres atmak ya da zihinsel olarak toparlanmak önemlidir. Sizin “nedeniniz” ne? Bunu netleştirmek, sporu sürdürülebilir kılan en güçlü iç motivasyonlardan biridir.

Adanola

Rutini Görünür Kılın
Planladığınız şeyler, yapılma ihtimali en yüksek olanlardır. Spor saatini takviminize yazmak, kıyafetlerinizi önceden hazırlamak veya gideceğiniz salonu belirlemek gibi küçük hazırlıklar, zihinsel direnci ciddi ölçüde azaltır. Karar verme yükünü ne kadar azaltırsanız, harekete geçmek o kadar kolaylaşır.

Kendinizi Ödüllendirmeyi Unutmayın
Spor sonrası iyi bir kahve, sevdiğiniz bir dizi veya küçük bir bakım ritüeli… Bunlar basit görünse de beyniniz için güçlü bir ödül mekanizması oluşturur. Zamanla spor, sadece fiziksel değil, duygusal olarak da iyi hissettiren bir alışkanlık haline gelir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu