G7’den İran’a çağrı: Husilere silah desteğini kes
G7 ülkeleri, İran’dan Husilere silah desteğini sona erdirmesini istedi. Yemen’deki çatışmaların enerji güvenliği ve küresel ticareti tehdit ettiği belirtildi.
G7 ülkelerinin dışişleri bakanları, İran’dan Yemen’deki Husilere yönelik silah ve desteğini sona erdirmesini istedi. Ortak açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’a düzenlediği saldırılar en sert ifadelerle kınanırken, Yemen’de Suudi Arabistan destekli hükümet güçleriyle yaşanan çatışmaların bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.
Çatışmaların Yemen’in Kızıldeniz kıyısında yoğunlaşması nedeniyle son günlerde binlerce kişi evlerini terk etti. İran destekli Husilerin, Babülmendep Boğazı çevresinde toprak kazanması, küresel deniz ticareti açısından kritik bir güzergâhta güvenlik endişelerini artırdı.
İran yönetimi daha önce Husilere silah sağladığı iddialarını reddetmiş, örgüte yalnızca siyasi destek verdiğini savunmuştu. Buna karşın Birleşik Krallık ve diğer Batılı ülkeler, Yemen’e götürüldüğü belirtilen İran menşeli silah sevkiyatlarının deniz kuvvetleri tarafından defalarca durdurulduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde yayımlanan açıklamada G7, Husilere tüm askeri faaliyetleri durdurma çağrısı yaptı. İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve ABD’nin dışişleri bakanları, sivil gemilere yönelik tehdit ve saldırıların derhal sona erdirilmesini ve siyasi sürece samimiyetle dönülmesini istedi.
Açıklamada, Husilerin eylemlerinin çatışmayı daha da derinleştiren tehlikeli bir tırmanış oluşturduğu, uluslararası ticareti zayıflattığı ve küresel ekonomik istikrarsızlık riski yarattığı ifade edildi. G7 ülkeleri ayrıca Yemen’in meşru hükümetine desteklerini ve ülkenin birlik, egemenlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne bağlılıklarını yineledi.
G7 açıklaması, bakanların Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirdiği toplantının ardından geldi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da New York’taki yıllık Genel Kurul oturumunda konuşma yapması bekleniyor.
Öte yandan Fransız haber ajansı AFP’nin Husilere yakın medyaya dayandırdığı haberine göre, Suudi Arabistan’ın düzenlediği hava saldırılarında Yemen’in stratejik Kızıldeniz limanı Hudeyde yakınlarındaki Moha kentinde en az altı kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında iki çocuk ve bir kadının bulunduğu, saldırıda sekiz kişinin de yaralandığı aktarıldı. Suudi Arabistan’dan iddialara ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
Birleşmiş Milletler, Kızıldeniz kıyısındaki çatışmaların aniden şiddetlenmesi sonucunda 120 binden fazla Yemenlinin yerinden edildiğini tahmin ediyor. Husiler, bu ayın başında hükümet yanlısı güçlerin kontrolündeki Moha’yı ele geçirmişti.
Husiler daha önce Yemen’in nüfus yoğun bölgelerinin büyük bölümünü kontrol altına almıştı. Örgütün Babülmendep Boğazı’nı ele geçirmesiyle Kızıldeniz’in güneyi, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan deniz geçişindeki gerilim daha da arttı.
Suudi Arabistan, Husilerin ilerleyişine yüzlerce hava saldırısıyla karşılık verdi. Husiler de başkent Riyad’ın yanı sıra Suudi Arabistan’ın güneybatısındaki kentlere ve altyapı tesislerine yüzlerce insansız hava aracı ile füze fırlattı.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Suudi Arabistan’ın talebi üzerine ülkeye savunma amaçlı havadan havaya yakıt ikmali desteği sağlanacağını açıkladı. Desteğin, Kıbrıs’taki Ağrotur Üssü’nden görev yapacak tek bir Voyager uçağıyla sınırlı olacağı belirtildi. Burnham, kararı Savunma Bakanı Wes Streeting ile Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın tavsiyesi üzerine aldığını söyledi.
Diplomatik bir kaynak, Fransa’nın da Suudi Arabistan’a destek sözü verdiğini ve enerji altyapısının tamamen savunma amaçlı bir yaklaşımla korunmasına katkı sunmaya hazır olduğunu bildirdi. Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ABD Başkanı Donald Trump’tan da askeri yardım talep ettiği, ABD basınında yer alan haberlerde aktarıldı.
Trump’ın, Husilere karşı mücadelede Suudi Arabistan’ın yardım talebine yanıt verip vermeme konusunda haftalar boyunca kararsız kaldığı bildirildi. ABD Başkanı daha önce Fox News’e yaptığı açıklamada, İran’a karşı savaşta atılacak sonraki adımlara ilişkin seçenekleri değerlendirdiğini ve karar aşamasında olduğunu söylemişti.
Yemen’de çatışmaların yoğunlaşmasının ardından ABD’nin Orta Doğu’daki büyükelçilikleri pazar günü yeni güvenlik uyarıları yayımladı. Husiler kendilerini, İsrail, ABD ve Batı ülkelerine karşı İran öncülüğündeki direniş ekseninin bir parçası olarak tanımlıyor. Hamas ve Lübnan’daki Hizbullah da bu yapı içinde gösteriliyor.
Birleşmiş Milletler uzmanlarından oluşan bir panel, 2024 yılında yayımladığı değerlendirmede İran Devrim Muhafızları, Hizbullah ve Iraklı uzmanlardan sağlanan malzeme, yardım ve eğitim sayesinde Husilerin güçlü bir askeri yapıya dönüştüğünü belirtmişti.
Yemen’deki iç savaş, Husilerin 2014’te başkent Sana’yı ele geçirerek hükümeti devirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonunun hükümeti yeniden iktidara getirmek amacıyla müdahale ettiği 2015’te çatışmalar daha da büyüdü.
Dört yıl süren gayriresmî ateşkes, temmuz ayında çözülmeye başladı. Husiler Suudi Arabistan’a yönelik bir “deniz ablukası” ilan ederek ülkenin havaalanlarını, petrol tesislerini ve Kızıldeniz’deki tankerleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Örgüt, saldırılarını Suudi Arabistan’ın kendi bölgelerindeki liman ve havaalanlarına uyguladığı ablukaya ve Sana Havalimanı’na düzenlendiğini öne sürdüğü hava saldırısına misilleme olarak açıkladı.
Babülmendep’in kontrolünü ele geçirmelerinin ardından Husiler, uluslararası deniz taşımacılığı için tehdit oluşturmadıklarını savundu. Ancak örgüt, Suudi Arabistan’a ait gemileri hedef almaya devam edeceğini yineledi.


