Piyasalarda gözler yeni haftanın veri trafiğine çevrildi

Piyasalarda gözler yeni haftanın yoğun veri trafiğine çevrildi. ABD ve Avrupa PMI verileri, tüketici güveni ve konut göstergeleri izlenecek.

Küresel piyasalar, merkez bankalarının para politikası kararları, yüksek tahvil getirileri ve yapay zeka sektörüne ilişkin soru işaretlerinin etkili olduğu hareketli bir haftayı tamamladı. Yeni haftada ABD ve Avrupa’dan açıklanacak PMI verileri, tüketici güveni, dayanıklı mal siparişleri ve konut piyasası göstergeleri yatırımcıların gündeminde olacak.

ABD Merkez Bankasının 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırması, tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması ve yapay zeka alanındaki teknolojik ilerlemenin yavaşlayabileceği endişesi risk iştahını sınırladı. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ise güvenli liman talebini ve enerji fiyatlarına yönelik hassasiyeti artırdı.

Haftanın öne çıkan gelişmesi Fed’in faiz kararı oldu. Banka, politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 3,75-4 aralığına çıkardı. Bu adım, Temmuz 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı olarak kayıtlara geçti. Fed, ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına işaret ederken enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasının sürebileceği mesajını verdi.

Faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisi doları desteklerken tahvil piyasasındaki satış baskısını da artırdı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 5’in üzerine çıkarak uzun yılların en yüksek seviyelerinden birini gördü. Yüksek getiriler, hisse senetlerine alternatif yatırım araçlarının cazibesini yükselterek özellikle teknoloji ve büyüme şirketlerini baskı altında bıraktı.

Teknoloji hisselerinde yapay zekanın gelişim hızına ilişkin tartışmalar belirleyici oldu. Bazı sektör yöneticilerinin daha temkinli bir ilerleme gerektiğine yönelik açıklamaları, yarı iletken ve yapay zeka bağlantılı şirketlerde satışları hızlandırdı. Buna karşın güçlü şirket bilançoları ve yapay zeka yatırımlarının sürmesi, düşüşlerin teknoloji piyasasının geneline yayılmasını sınırladı.

Enerji piyasalarında ise Orta Doğu kaynaklı riskler ön planda kalmayı sürdürdü. Alternatif sevkiyat rotalarına ilişkin beklentiler haftanın son bölümünde fiyatları bir miktar aşağı çekse de Brent petrol haftayı yaklaşık 103 dolar seviyesinde tamamladı. Petrolün 100 doların üzerinde kalması, küresel enflasyona ilişkin risklerin canlılığını korumasına neden oldu. Altının ons fiyatı da hafta boyunca yükselerek 4 bin 300 doların üzerinde seyretti.

ABD borsalarında endeksler haftayı farklı yönlerde tamamladı. S&P 500 ve Dow Jones gerilerken teknoloji ağırlıklı Nasdaq pozitif ayrıştı. Fed’in gelecek dönemde izleyeceği faiz patikası ile tahvil getirilerinin seyri, yeni haftada Wall Street’in yönü açısından belirleyici olacak.

ABD veri takviminde salı günü Richmond Fed imalat endeksi, çarşamba günü imalat sanayisi verileri, perşembe günü haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve yeni konut satışları açıklanacak. Haftanın son işlem gününde ise dayanıklı mal siparişleri ile Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilecek.

Avrupa piyasalarında merkez bankalarının sıkı para politikasını ne kadar sürdüreceği konusundaki belirsizlik etkisini korudu. İngiltere Merkez Bankası politika faizini yüzde 3,75’te sabit tutarken bazı kurul üyelerinin artış yönünde oy kullanması, enflasyon risklerinin gündemde kalmaya devam ettiğini gösterdi. Avro Bölgesi’nde ağustos ayı enflasyonu aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 3,2 arttı.

Yeni haftada Avrupa’da tüketici güveni ile Almanya, Avro Bölgesi ve İngiltere’ye ilişkin imalat sanayisi PMI verileri izlenecek. Almanya’nın Ifo iş dünyası güven endeksi ve GfK tüketici güveni de yatırımcıların değerlendireceği göstergeler arasında bulunuyor.

Asya tarafında Japonya Merkez Bankasının 25 baz puanlık faiz artışı öne çıktı. Banka politika faizini yüzde 1,25’e yükselterek oranı yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyelerine taşıdı. Bu karar, küresel merkez bankalarının enflasyon riskleri karşısında daha sıkı bir çizgiye yöneldiği beklentisini güçlendirdi.

Çin’den gelen veriler ekonomiye ilişkin karmaşık bir görünüm ortaya koydu. Sanayi üretimi artarken işsizlik oranının yükselmesi, Pekin yönetiminin ekonomik aktiviteyi destekleyecek yeni adımlar atabileceği beklentisini canlı tuttu. Bölgede haftanın önemli göstergelerinden biri Japonya’nın imalat sanayisi PMI verisi olacak.

Yurt içinde Borsa İstanbul’da satış ağırlıklı görünüm hakimdi. BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 8,18 gerileyerek 13.284,42 puandan kapandı. Dolar/TL haftayı 48,7649 seviyesinde tamamladı. Piyasalarda ekonomi yönetiminin likidite koşullarına ilişkin açıklamaları da izlendi.

Yeni haftanın yurt içi gündeminde pazartesi günü reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranı, salı günü ise tüketici güven endeksi yer alacak. Piyasalarda gözler ayrıca Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler, tahvil getirileri, enerji fiyatları ve teknoloji hisselerindeki hareketliliğe çevrilecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu