Yeşil Çelik Zirvesi’nde Türkiye’ye Destek Çağrısı
Yeşil Çelik Zirvesi’nde Türkiye’nin avantajları ve destek ihtiyacı vurgulandı.
İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Yeşil Çelik Zirvesi’nde, sektördeki önemli aktörler, Türkiye’nin düşük emisyonlu çelik üretimindeki avantajını koruyabilmesi için acil devlet destekleri ve yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Zirve, Steel-Data organizasyonu ve Tosyalı Holding’in ana sponsorluğunda düzenlendi. Açılış konuşmasını yapan SteelData Yöneticisi Şahap Ataman, Türkiye’nin emisyon düzeyleri açısından birçok büyük üretici ülkeden daha avantajlı bir konumda olduğunu ifade etti. Ancak Ataman, bu avantajın sürdürülebilirliği için hurda stratejisi ve enerji politikalarında yenilikler yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Ataman, “Türkiye’nin hurdaya dayalı üretim modeli, günümüzde önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Ancak dünya genelinde artan Elektrik Ark Ocağı yatırımları, hurdayı stratejik ve maliyetli bir hammadde haline getirebilir” şeklinde uyarıda bulundu. Ayrıca, Türkiye’nin emisyon seviyelerinin, Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerin milyarlarca dolarlık yatırımlarla ulaşmaya çalıştığı seviyelerde olduğunu belirtti. Bununla birlikte, hurda tedarikinin gelecekte ciddi bir risk oluşturabileceğini de sözlerine ekledi.
Şahap Ataman, birçok ülkenin hurda ihracatına sınırlamalar getirebileceğini ifade ederek, Türkiye’nin alternatif hammadde kaynakları ve uzun vadeli tedarik stratejileri geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Avrupa’nın düşük karbonlu çelik yatırımlarına milyarlarca euroluk kamu destekleri sağladığını belirten Ataman, Türkiye’nin AB ile yapılan anlaşmalar nedeniyle aynı desteklerden yararlanamadığını dile getirdi.
Hasçelik CEO’su Adnan Naci Faydasıçok, zirvede karbon düzenlemelerinin ticaretin merkezine yerleştiğini belirtti. Faydasıçok, “Karbon artık ticaretin yeni parametresi haline geliyor. Sadece kaliteli çelik üretmek yeterli değil; düşük karbonlu, şeffaf ve doğrulanabilir üretim modeli ihracatta belirleyici hale geliyor” dedi. Dünya Çelik Birliği Endüstri Analizi Direktörü Dr. Barış Çiftçi, sektörün en büyük zorluğunun enerji maliyetleri olduğunu ifade etti. Çiftçi, karbonsuzlaşmanın çok katmanlı bir dönüşüm süreci olduğunu vurguladı.
Tatmetal Satış ve Pazarlama Direktörü Gülçin Şimşek, çelik ticaretinde fiyat kadar karbon seviyesinin de belirleyici olduğunu belirtti. Çağ Çelik İcra Kurulu Üyesi Ercüment Ünal, Avrupa’nın kendi üreticilerine milyarlarca euroluk destek verdiğini vurgulayarak, “Biz bu yarışta sponsorsuz yarışan pilot gibiyiz” dedi. Metsims Sustainability Consulting CEO’su Dr. Hüdai Kara, emisyon verisinin artık sadece raporlarda yer alan bir sayı değil, aynı zamanda satış fiyatını, müşteri kararlarını ve finansmana erişimi etkileyen stratejik bir parametre olduğunu belirtti. ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı ise karbonun gelecekte ticareti yapılabilen bir emtiaya dönüşeceğini ve doğru sistem kuran şirketlerin karbon kredileri üzerinden yeni gelir kaynakları yaratabileceğini ifade etti.




