Peaky Blinders: Ölmez Adam ile Hayranlara Son Bir Görev
Peaky Blinders: Ölmez Adam, hayranlara Tommy Shelby’nin hikayesinin sonunu sunuyor. Sinema ve Netflix’te izleyiciyle buluşuyor.
“Peaky Blinders” filmi, izleyicilere bir soru yöneltiyor: Bir filmin iyi olması şart mı, yoksa Cillian Murphy’nin 1940’lar kıyafetleriyle dolaşması ve rock müziği eşliğinde silah kullanması yeterli mi?
Çoğu zaman, cevap “evet” olarak karşımıza çıkıyor. Gerçekten de “Peaky Blinders: Ölmez Adam”, izlenmeye değer bir yapım.
6 Mart’ta bazı sinemalarda, 20 Mart’ta ise Netflix’te prömiyer yapacak olan “Peaky Blinders: Ölmez Adam”, Tommy Shelby’nin (Murphy) hikayesinin iki saatlik genişletilmiş bir epilogunu sunuyor. Bu, hit altı sezonluk dizinin ardından geliyor.
Senaryosu, dizinin yaratıcısı Steven Knight’a ait. Ancak bazı yerlerde senaryo zayıf kalıyor. Zaman zaman, hikayenin, “Peaky Blinders”ın bir zamanlar sahip olduğu derinlikten yoksun bir yankı gibi hissettirdiği oluyor.
Her ne kadar bazı eksiklikleri bulunsa da, “Ölmez Adam”, dünya çapında bir fenomen haline gelen bu hikayenin uygun bir sonunu sunuyor. En iyi film olmasa da, Tommy’nin hikayesine sağlam bir kapanış getiriyor ve izlenmesi keyifli birçok unsura sahip.
Dizi, Oscar ödüllü oyuncuyu yıldızlığa taşımış, onun popüler saç stilini benimsetmiş ve David Bowie ile Brad Pitt gibi ünlü hayranlar kazanmıştı. 2013 yılında başlayan dizi, Tommy’nin 1920’lerde Birmingham’daki suç lordu olarak yükselişini ve 1940’larda Parlamento’ya kadar uzanan yolculuğunu takip ediyordu.
Film, Tommy’nin dizinin sonunda yaşadığı travmaların ardından kendini sürgünde bulduğu bir dönemde geçiyor. Kızının ölümünün ardından yaşadığı acılarla dolu bir hayat sürmektedir. Ancak Tommy yalnız başına hüzünlenemez; aksi takdirde sıkıcı bir film olurdu. Ayrı düştüğü gayri meşru oğlu Duke (daha önce Conrad Khan tarafından canlandırılan, şimdi Barry Keoghan tarafından oynanan) Tommy’nin yokluğunda Peaky Blinders çetesini yönetiyor ve kaos yaratıyor.
Tommy’nin, Duke’u durdurması gerekiyor. Evet, klasik bir hikaye: “Suç hayatından ayrılmak isteyen gangster, son bir iş için geri çekiliyor.” Temel bir kurgu olsa da, birçok film ve dizide karşımıza çıkıyor çünkü etkileyici bir anlatım sunuyor.
Baba-oğul çatışması, hikayeye Shakespearevari bir derinlik katarken, “Snatch” ve Michael Bay’in tarzından izler taşıyor. Duke’un ana karakteri, dünyaya öfke duyması ve terk edilmiş hissetmesi üzerine kurulu. Keoghan, karakteri derinlemesine işlemek için elinden geleni yapıyor ancak senaryo, ince çizgilerle oluşturulmuş bu karakter için yeterince malzeme sunmuyor. Yine de “Saltburn” filminde gösterdiği performansla “Peaky Blinders” dünyasına doğal bir katkı sağlıyor. Murphy ile birlikte sahne paylaşmaları ise, iki güçlü İrlandalı oyuncu arasında elektrikli bir etkileşim yaratıyor.
Netflix, yeni bir Shelby neslini konu alan bir devam dizisi olacağını duyurdu. Keoghan’ın başrol olacağı henüz açıklanmadı, ancak “Ölmez Adam”, Tommy’nin hikayesinin sonunu getirirken, Duke’un liderlik rolüne geçişinin de zeminini hazırlıyor.
Rebecca Ferguson, bu dünyaya katılan bir diğer yeni isim. “Görevimiz Tehlike” serisindeki performansıyla dikkat çeken Ferguson, bu rolünde cesur bir şekilde yer alıyor. Ancak, sarışın ve mavi gözlü İsveçli aktrisin, Romani kökenli bir karakteri canlandırması bazı tartışmalara yol açabilir. “Peaky Blinders” dünyası, bu alt kültürü tasvir etme konusunda her zaman esnek davranmıştı, bu yüzden bu durum yeni değil. Ancak, yine de dikkat çekici bir tercih.
Tim Roth da yeni bir karakter olarak karşımıza çıkıyor, ancak antagonisti olarak pek etkileyici değil. “Peaky Blinders”, oyuncuların sahneleri adeta yediği bir dizi. Tom Hardy’nin Yahudi gangsteri Alfie veya Adrien Brody’nin “Baba” imajını canlandırdığı sahneleri hatırlayın. Roth, işini iyi yapıyor ama önceki unutulmaz karakterlerle kıyaslandığında sönük kalıyor. “Ölmez Adam”ın en büyük eksikliği ise, en iyi karakter olan Alfie’yi içermemesi.
“Peaky Blinders” hayranı olan birinin sinema tarihindeki şanssız bir randevusuysanız ve diziyi hiç izlemediyseniz, “Ölmez Adam”ı bağımsız bir film olarak izleyebilirsiniz. Önceki sezonlardan bazı olaylar ve karakterler anımsatılsa da, film Tommy ve Duke üzerine yoğunlaştığı için neredeyse ikili bir hikaye sunuyor.
“Ölmez Adam”, bazı yerlerde karamsar ve kasvetli bir hava taşıyor. Ancak bu, hikaye için uygun bir durum. Tommy’ye tehdit oluşturan bir karakterin başına gelenler gibi klasik “Peaky” anları ile Murphy’nin tema müziği eşliğinde at üstünde süzülmesi gibi sahneler, filmin eğlenceli olmasını sağlıyor.
“Ölmez Adam”, Tony Soprano ve Walter White gibi klasik anti-kahramanlarla yan yana anılabilecek ikonik bir karakterin uygun bir veda şarkısı niteliğinde.




