100 Bin Öğretmen Ataması Eğitim Sisteminin Acil İhtiyacıdır
Eğitim sisteminin acil ihtiyacı olan 100 bin öğretmen ataması, geleceği şekillendirmek için zorunludur.
Türk Eğitim-Sen’in 2025-2026 eğitim öğretim yılına dair yaptığı araştırma, ülkemizin eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu ciddi sorunları gözler önüne seriyor. 81 ildeki resmi verilere göre, 62 ilde toplam 71.757 ücretli öğretmen görev yaparken, 55 ilde 80.449 norm kadro öğretmen açığı bulunuyor. Üstelik, görev yapan ücretli öğretmenlerin 41.221’inin eğitim fakültesi mezunu olmadığı belirtiliyor. Bu durum, ücretli öğretmenliğin geçici bir çözüm olmaktan çıkıp, eğitim sisteminin temel bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Daha da endişe verici bir durum ise, cevap vermeyen 19 il arasında da ücretli öğretmen sayısının yüksek olduğu illerin bulunması. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 81 ildeki veriler ışığında, ücretli öğretmen sayısının 100 bini bulmasının muhtemel olduğunu ifade ediyor. Bu da, ülkemizin gerçek öğretmen ihtiyacının resmi rakamların çok üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.
Geylan, “2026 AGS ile en az 100 bin öğretmen atanmalıdır.” diyerek, eğitim sisteminin mevcut ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak bu çağrıyı yapıyor. Mevcut norm kadro açığı, yüz bine yaklaşan ücretli öğretmen sayısı ve önümüzdeki dönemdeki emeklilikler göz önüne alındığında, 100 bin öğretmen ataması zorunluluk haline gelmiştir. Bu durum yalnızca atama bekleyen öğretmenlerin sorunu değil, aynı zamanda çocuklarımızın nitelikli eğitim alma hakkı, eğitimde fırsat eşitliği ve ülkemizin geleceği ile doğrudan ilişkilidir.
Ücretli öğretmenlik, geçmişte geçici bir uygulama olarak düşünülse de, günümüzde eğitim sisteminin vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Eğitim, geçici çözümlerle değil, planlı ve sürdürülebilir kadrolu istihdam politikalarıyla güçlendirilmelidir. Ayrıca, Millî Eğitim Akademisi uygulaması nedeniyle, AGS kapsamında atanacak öğretmenlerin en iyi ihtimalle 2027 yılı Mart-Nisan döneminde göreve başlayacağı öngörülüyor. Bu da mevcut öğretmen açığının ve ücretli öğretmen uygulamasının daha uzun süre devam edeceğini gösteriyor.
Artık eğitimde günü kurtaran çözümler yerine, geleceği inşa edecek adımlar atılmalıdır. Öğretmen açığı, gerçek veriler ışığında tespit edilmeli ve kadrolu öğretmen atamaları yapılmalıdır. Çünkü güçlü bir Türkiye’nin yolu, güçlü bir eğitim sisteminden geçmektedir. Eğitimde tasarruf yapılmamalı, öğretmenden asla tasarruf edilmemelidir.




