Türkiye’nin enerji dönüşümüne 108 milyar dolar gerekiyor
Türkiye’nin enerji dönüşümü için 2035’e kadar 108 milyar dolarlık yatırım gerekiyor. Ali Koç, şebeke ve depolama yatırımlarına dikkat çekti.
Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşması için enerji dönüşümüne 108 milyar dolarlık yatırım yapılması gerektiği belirtildi. Bu tutarın 28 milyar dolarlık bölümü elektrik şebekesi ve depolama, 80 milyar dolarlık bölümü ise enerji üretimi yatırımlarından oluşacak.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında düzenlenen “İklimin Ötesinde: Antalya’ya Doğru” buluşmasında enerji ve iklim politikaları ele alındı. Koç Holding’in ana sponsorluğunda yapılan etkinliğe Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol ile Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç katıldı.
Panelde konuşan Ali Koç, enerji arzı ve enerjiye erişimin ekonomik rekabet açısından daha belirleyici hale geldiğini söyledi. Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra enerji fiyatları ve arzındaki değişimler ile elektrifikasyon sürecinin ekonomileri, enflasyonu ve şirketlerin rekabet gücünü etkilediğini ifade etti.
Paris Anlaşması sonrasında ülkelerin çeşitli hedefler açıkladığını hatırlatan Koç, önümüzdeki 10 yılın bu hedeflerin uygulanacağı dönem olması gerektiğini belirtti. Şirketler açısından rekabet ölçütlerinin de değiştiğini söyleyen Koç, “Eskiden rekabet edebilmek için ürününüzü kaliteli, hızlı ve en iyi maliyetle üretmeniz yeterliydi. Artık yeterli değil. Enerji, finansman, teknoloji, sanayi ve bunların yanında iklim de rekabetin temel unsurları arasında.” dedi.
Koç, yapay zekanın teknolojik dönüşümde önemli bir yere sahip olduğunu, enerji ve savunma sanayisinin de gelecek 20-30 yılda ekonomiler için belirleyici alanlar arasında bulunacağını dile getirdi. Ülkeler arasındaki enerji maliyetlerinin farklı olduğuna dikkat çeken Koç, Avrupa’daki maliyetlerin ABD’nin yaklaşık iki katına, Çin’in ise yüzde 50’den fazla üzerine çıktığını belirtti.
Sermaye maliyetleri, kamu politikaları ve düzenlemelerin yatırım giderlerini etkilediğini aktaran Koç, aynı güneş enerjisi santralinin farklı ülkelerde farklı maliyetlerle kurulabileceğini söyledi. Türk şirketlerinin küresel pazarlarda yalnızca şirketlerle değil, bu şirketlerin faaliyet gösterdiği ekonomik ve finansal yapılarla da yarıştığını belirterek, “Artık ülkeler şirketleriyle rekabet ediyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ağustos itibarıyla 127 gigavat elektrik üretim kapasitesine ulaştığını belirten Koç, hidroelektrik, rüzgar, güneş ve jeotermal kaynakların toplam kapasitedeki payının yüzde 60’ın üzerine çıktığını aktardı. Yenilenebilir kaynakların günün her saatinde aynı miktarda üretim yapamaması nedeniyle şebeke yenilemeleri ve depolama sistemlerinin de kurulması gerektiğini söyledi.
Enerji dönüşümü kapsamında şebeke ve depolama yatırımlarının özel sektör için yeni alanlar oluşturabileceğini ifade eden Koç, Çin’in güneş paneli, batarya depolama ve rüzgar türbini üretimindeki payına da değindi. Kritik mineraller ile bunların işlenmesine yönelik kapasitenin, ülkelerin rekabet gücünde daha fazla etkili olacağını kaydetti.
IEA hedefleri doğrultusunda dünya genelinde 80 milyon kilometrelik yeni elektrik şebekesine veya mevcut hatların yenilenmesine ihtiyaç bulunduğunu belirten Koç, enerji dönüşümünün yalnızca kamu yatırımlarıyla tamamlanamayacağını söyledi. Özel sektörün yüksek tutarlı yatırımlar yapabilmesi için uygun düzenlemelerin ve yatırım ortamının oluşturulması gerektiğini ifade ederek, “Bunları devletler yapmayacak, iş dünyası yapacak. Dolayısıyla kamunun da iş dünyasının bu ağır yatırımları yapabilmesi için gerekli düzenleme ortamını, yatırım iklimini ve yatırımcıyı cezbedecek ortamı sağlaması gerekiyor.” dedi.









