Sırbistan’da yolsuzluk kampanyası dikkat dağıtıyor
Sırbistan yolsuzluk kampanyası kapsamında yapılan yüzlerce tutuklamaya rağmen davalar ilerlemedi. Eleştirmenler sürecin siyasi amaç taşıdığını belirtiyor.
Sırbistan’da 2024’te 16 kişinin hayatını kaybettiği tren istasyonu çatısı faciasının ardından artan protestolarla karşı karşıya kalan Aleksandar Vucic, Ocak 2025’te yolsuzluğa karşı kapsamlı bir mücadele başlatılacağını açıkladı. Bu açıklamanın ardından çoğu kamu görevlisi olmak üzere onlarca kişi yolsuzluk şüphesiyle gözaltına alındı.
Operasyonlar doğrudan tren istasyonundaki faciayla bağlantılı değildi. Buna rağmen tutuklamalar, haftalar boyunca ülkenin tabloid gazetelerinde manşetlerden inmedi. Eski enerji şirketi yöneticisi Milorad Grcic, yolsuzluk şüphesiyle gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Belgrad’daki taşınmaz ruhsatlarından sorumlu eski yetkili Nemanja Stajic, yapıların yasa dışı biçimde yasallaştırılması yoluyla milyonlarca gelir elde etmekle suçlandı. Nis’in eski belediye başkanı Dragana Sotirovski ise kamu ihalelerine müdahale şüphesiyle tutuklandı.
Belgrad Yüksek Savcılığı, Şubat 2025’in ilk 17 gününde yolsuzluk bağlantılı suçlar kapsamında 111 kişi hakkında işlem yapıldığını, 64 kişi için iddianame hazırlandığını açıkladı. Ancak bu dosyalardan yalnızca dördü duruşma aşamasına gelebildi.
Avrupa Komisyonu da temmuz ayında, operasyonlar kapsamında 153’ten fazla kişinin tutuklandığını bildirdi. Komisyonun Sırbistan Hukukun Üstünlüğü Raporu’nda, bu geniş çaplı soruşturmaların “önemli bir yargısal sonuç doğurmadığı” belirtildi. Rapora göre çok sayıda kişi daha sonra serbest bırakıldı; soruşturmaların sistematik biçimde sürdürülmesi, savcılık takibi ve kesinleşmiş mahkeme kararları konusunda ise kayda değer bir ilerleme sağlanamadı.
Sırbistan’ın kritik öneme sahip olabilecek seçimlere yaklaştığı bir dönemde, Sırbistan Yolsuzlukla Mücadele Ajansı’nın eski yönetim kurulu üyelerinden Bozo Draskovic kampanyayı “kurmaca” olarak nitelendirdi. Belgrad Ekonomi Bilimleri Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalışan Draskovic, yıllardır yolsuzlukla mücadele ediliyormuş görüntüsü oluşturulduğunu, ancak gerçekte kapsamlı bir mücadele yürütülmediğini savundu.
Eski enerji şirketi EPS’nin başındaki Grcic’in Şubat 2025’te gözaltına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ancak aradan 18 aydan fazla süre geçmesine rağmen kendisi hakkında henüz iddianame hazırlanmadı. Grcic ve 14 kişiyi kapsayan dosya, soruşturmanın sürdüğünü belirten organize suç savcılarına gönderildi.
Stajic hakkında savcılık tarafından binaların yasa dışı şekilde yasallaştırılması suçlamasıyla işlem yapıldı, ancak mahkeme iddianameyi henüz onaylamadı. Sotirovski hakkındaki iddianame ise Nis Yüksek Mahkemesi tarafından Aralık 2025’te kabul edildi. Davanın ilk hazırlık duruşması 30 Eylül’de yapıldı.
Vucic’in açıklamasını izleyen haftalarda kamuoyuna taşınan diğer dosyalarda da benzer bir tablo ortaya çıktı. Eleştirmenler, yolsuzluk operasyonunun, protestocuların tren istasyonu faciasında yaygın yolsuzluğun rol oynadığı yönündeki eleştirilerini etkisizleştirmek için kullanıldığını ileri sürüyor. Dosyaların yalnızca küçük bir bölümü duruşma aşamasına ulaşabildi.
Aynı dönemde Sırbistan, Transparency International’ın şubat ayında yayımladığı Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 11 sıra geriledi. Ülke, 182 ülke arasında 116’ncı sırada yer alarak Batı Balkanlar’ın en kötü derecesini aldı.
Transparency Serbia’nın geçen yıl yayımladığı bir araştırmaya göre yolsuzluk, Slobodan Milosevic’in Ekim 2000’de iktidardan ayrılmasından bu yana ilk kez Sırbistan halkı tarafından ülkenin en önemli sorunu olarak görülüyor. Draskovic, Vucic’in 2012’de iktidara gelirken “yolsuzluğa sıfır tolerans” vaadinde bulunduğunu, ancak bu yaklaşımın zamanla “yolsuzluğa mutlak toleransa” dönüştüğünü söyledi.
Transparency Serbia program direktörü Nemanja Nenadic ise “yolsuzlukla mücadele kampanyası” ifadesinin kendisini sorguladı. Nenadic’e göre yolsuzlukla mücadele, savcılık bünyesindeki özel birimlerin zaten günlük görevleri arasında bulunuyor.
Nenadic, kampanya kapsamında duyurulan çok sayıdaki gözaltının önemli bölümünün aslında yolsuzlukla değil, başka suçlarla ilgili olabileceğini belirtti. Örnek olarak, vergi memurlarıyla iş birliği yapmadan, başka özel şirket sahipleriyle birlikte vergi ödemekten kaçınmaya yönelik planlar kuran şirket sahiplerine ilişkin dosyaları gösterdi.
2025’te bildirilen yolsuzluk dosyalarının ve hazırlanan iddianamelerin bir önceki yıla göre arttığı belirtildi. Dört büyük suç kategorisinde iddianame sayısı yüzde 52 yükselirken, ilk derece mahkemelerince verilen kararların sayısı yalnızca yüzde 9 arttı.
Nenadic, tutuklamaların başarıyı ölçmek için en önemli gösterge olmadığını vurguladı. Vatandaşların yaptığı ihbarların ne kadar hızlı incelendiği, yolsuzluktan elde edilen kazanç veya kamu malı ve kamu yararına verilen zararın boyutu, sanıkların sayısı ve görev düzeyi, mahkeme süreçlerinin hızı ile yasa dışı edinilen varlıkların ne kadarının geri alındığı daha anlamlı ölçütler olarak sıralandı.
Draskovic, yıllarca süren ve kesin karara bağlanmayan davaların kamu güvenini zedelediğini söyledi. Bu durumun, yolsuzlukla mücadele etmenin sonuç vermeyeceği yönünde bir mesaj oluşturduğunu belirtti.
Vucic bu ay cumhurbaşkanlığından istifa ederek, öğrenci hareketinin iktidardaki SNS’ye karşı yarışacağı 25 Ekim seçimlerinin önünü açtı. Seçim kampanyası danışmanı Ana Stojiljkovic, gerçek bir yolsuzlukla mücadele politikası ile yolsuzluk söyleminin siyasi amaçla kullanılmasını ayırt etmenin tek yolunun sonuçlara bakmak olduğunu ifade etti.
Stojiljkovic’e göre yolsuzluk, mahkeme kararlarından bağımsız olarak seçmenler üzerinde etkili bir konu olmaya devam ediyor ve siyasi partiler de bu hassasiyetten yararlanıyor. Bu tür adımların seçmen nezdinde siyasi puan kazandırdığını belirten Stojiljkovic, soruşturmaların mahkeme aşamasında sonuçlanmaması halinde dosyaların başka gündemlerin altında kaldığını söyledi.
Danışmana göre davaları yeterince yakından takip eden medya kuruluşu ve gazeteci sayısının azlığı da sürecin unutulmasına yol açıyor. Dosyalar sürekli gündemde tutulmadığında ve yetkililere yeni sorular yöneltilmediğinde, seçmenlerin önemli bir bölümü soruşturmaların nasıl başladığını dahi hatırlamıyor.
Kurumsal tablo da sorunların sürdüğüne işaret ediyor. Avrupa Konseyi’nin yolsuzlukla mücadele kuruluşu GRECO’nun son değerlendirmesine göre Sırbistan, üst düzey yürütme görevleri ve kolluk kuvvetleriyle ilgili 24 tavsiyeden yalnızca üçünü yeterli düzeyde uyguladı. Tavsiyelerin 10’u kısmen uygulanırken 11’i hayata geçirilmedi.
Transparency Serbia, tam olarak uygulanan üç tavsiyenin polis teşkilatıyla ilgili olduğunu, üst düzey kamu görevlilerine ilişkin hiçbir tavsiyenin yeterli biçimde yerine getirilmediğini açıkladı. Kuruluş, tek tek soruşturmaların, daha geniş kurumsal değişikliklerin sonucu olmadıkça sistemik ilerlemeyi kanıtlayamayacağını belirtti.
Kuruluşa göre asıl ölçüt, belgelenmiş iddiaların ilgili kişinin kimliğine bakılmaksızın soruşturulması, dosyaların makul süre içinde sonuçlandırılması ve yasa dışı edinilen varlıkların nihai olarak kamuya geri kazandırılmasıdır.




