Rıdvan Akbaş, Ayasofya’nın açılışını ilahiyle anlattı

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi müezzini Rıdvan Akbaş, açılış günündeki gözlemlerini şiir ve besteyle Ayasofya ilahisine dönüştürdü.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi müezzinlerinden Rıdvan Akbaş, caminin yeniden ibadete açıldığı gün yaşadıklarını kalıcı hale getirmek için bir şiir yazdı. Akbaş, daha sonra bu şiiri besteleyerek “Ulu Mabet Ayasofya” adlı ilahiyi hazırladı.

Akbaş, açılış günü Ayasofya’da gördüklerini ve hissettiklerini şiire aktardığını belirtti. Eserin, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması için yıllarca dile getirilen özlem ve hasretin ardından bir şükür çalışması olarak ortaya çıktığını söyledi.

İlahide açılış gününde camiye gelen kalabalığa da yer veren Akbaş, eseri Fatih Sultan Mehmet için dua ile tamamladı. “Ayasofya ile alakalı hep bir özlem, hep bir hasret vardı” diyen Akbaş, büyüklerinden de yıllar boyunca “İnşallah bir gün Ayasofya açılır” sözlerini duyduğunu anlattı.

Akbaş, Ayasofya’da müezzin olarak görev yapacağını açılıştan bir gün önce öğrendiğini aktardı. İstanbul Müftülüğüne çağrıldığını ve burada yapılan açıklamayla görevlendirmesinin kendisine bildirildiğini söyleyen Akbaş, açılış günü Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen din görevlileriyle birlikte Kur’an-ı Kerim okudu.

Açılış sabahı görevliler Eminönü’nde buluştu. Kovid-19 salgını nedeniyle gerekli işlemlerin ardından camiye geçen ekip, ibadete hazırlanan yapıda yaklaşık iki saat Kur’an-ı Kerim okudu ve dua etti. Fetih ve Yasin surelerinin de okunduğu program, cuma namazıyla birlikte Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla tamamlandı.

Akbaş, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde görev yapmanın kendisi için özel bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Caminin ezanlarının ziyaretçiler tarafından kaydedildiğini ve canlı yayınlarla farklı bölgelere ulaştırıldığını belirtti. Sultanahmet Camisi ile Ayasofya arasında öğle, ikindi ve yatsı namazlarında karşılıklı ezan okunduğunu da aktardı.

Akbaş, görev sırasında yaşadığı olaylardan birinin Amerikalı Max adlı ziyaretçiyle ilgili olduğunu söyledi. Hüseyni makamında okuduğu öğle ezanının ardından ziyaretçinin ağladığını, daha sonra namaza katıldığını ve ezandan etkilenerek Müslüman olmak istediğinin kendisine iletildiğini anlattı.

Gençlerin Ayasofya’ya sahip çıkmasının gelecek nesillere aktarım açısından önemli olduğunu belirten Akbaş, gençleri camiye davet etti. Yurt dışından gelen ziyaretçilerin de Ayasofya’ya ilgi gösterdiğini, bazı umre turlarına caminin de eklendiğini söyledi.

Altı kıtadan oluşan Ayasofya ilahisinin güftesi ve bestesi Akbaş’a ait. Akbaş’ın seslendirdiği “Ulu Mabet Ayasofya”nın dijital müzik platformlarında yayımlanması için hazırlıklar tamamlandı. Eserin ilk kıtasında “Fatih’in emaneti, fethin nişanısın sen” sözleri yer alıyor. Son kıta ise “Ezanların dinmesin, cemaatin var olsun” dizeleriyle başlıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu