Gizli şeker için erken adım: Kan şekeri nasıl düşer?

Gizli şeker çoğu zaman belirti vermez. Düzenli tarama, dengeli beslenme ve hareket, Tip 2 diyabet riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Gizli şeker olarak bilinen prediyabet, kan şekeri düzeyinin normalin üzerine çıktığı ancak Tip 2 diyabet sınırına ulaşmadığı durumdur. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, bu dönemde yapılacak kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti.

Sağlıklı açlık kan şekeri 70 ile 99 mg/dL aralığındadır. Prediyabette bu değer genellikle 100 ile 125 mg/dL arasında ölçülür. Gizli şeker çoğu kişide belirti oluşturmaz. Bu nedenle durumun anlaşılması için düzenli sağlık kontrolleri ve kan testleri gerekir.

Kan şekeri Tip 2 diyabet düzeyine yaklaşırken geceleri sık idrara çıkma, yoğun susama, düzenli yemek yenmesine rağmen artan açlık hissi ve tükenmişlik görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıkmadan önce yapılan taramalar, yüksek kan şekeri riskinin belirlenmesine yardımcı olur.

Tanı için kullanılan testlerin başında açlık kan şekeri ölçümü gelir. Testten önce en az sekiz saat boyunca su dışında yiyecek ve içecek tüketilmez. Bir diğer yöntem olan HbA1c testi ise son iki veya üç aydaki ortalama kan şekeri düzeyini gösterir.

Açlık kan şekerinin 100-125 mg/dL arasında olması prediyabetle uyumludur. 126 mg/dL ve üzerindeki değerler diyabet sınırında değerlendirilir. HbA1c sonucunun yüzde 5,7 ile 6,4 arasında olması prediyabete, yüzde 6,5 ve üzeri olması ise diyabete işaret eder.

Gizli şekeri kontrol altına almak ve Tip 2 diyabeti önlemek ya da geciktirmek için beslenme ve hareket alışkanlıklarının değiştirilmesi önerilir. Toplam vücut ağırlığının yüzde 7’si kadar kayıp, diyabet gelişme riskini yarıdan fazla azaltabilir.

Düzenli egzersiz, kasların kan şekerini kullanmasına ve vücudun insüline daha iyi yanıt vermesine yardımcı olur. Haftada toplam 150 dakika, başka bir ifadeyle haftada beş gün günde 30 dakika hareket edilmesi hedeflenebilir. Beslenmede ilave şekerlerin azaltılması, basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratların tercih edilmesi ve hazır gıdaların sınırlandırılması da önem taşır. Sebze ağırlıklı beslenmek ve evde hazırlanan yemeklere yönelmek önerilen diğer adımlardır.

Prediyabetin temel nedenlerinden biri insülin direncidir. İnsülin direncinde kas, yağ dokusu ve karaciğer hücreleri insüline yeterince yanıt vermez. Bunun sonucunda kan şekeri yükselir. Genetik özellikler, özellikle karın çevresinde biriken yağ, hareketsizlik, uzun süreli stres, yetersiz uyku, yoğun işlenmiş gıda tüketimi ve uzun süreli steroid kullanımı bu duruma katkıda bulunabilir. Hipotiroidizm ve Cushing sendromu gibi hormonal bozukluklar da riskle ilişkilidir.

Ailesinde Tip 2 diyabet bulunanlar, fazla kilolu veya obez kişiler, egzersiz yapmayanlar, 45 yaş ve üzerindekiler, sigara kullananlar ve gebelik diyabeti geçirenler risk grubunda yer alır. Uyku apnesi ve polikistik over sendromu da risk faktörleri arasında sayılır.

Kontrol edilmeyen prediyabet Tip 2 diyabete dönüşebilir. Bu durum kalp krizi, inme, sinir hasarı, göz ve böbrek sorunları riskini artırır. Tip 2 diyabet ayrıca yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması, depresyon, böbrek yetmezliği, enfeksiyonlar, his kaybı ve cinsel işlev bozukluklarıyla ilişkilendirilebilir. Felç riskinde de artış görülebilir.

Stresi yönetmek, sigarayı bırakmak, uyku sorunlarını ele almak, yüksek kolesterol ve tansiyonu kontrol altında tutmak riski azaltmaya yardımcı olur. Bununla birlikte genetik yatkınlık bazı kişilerde güçlü olabilir. Bu nedenle gizli şeker açısından risk taşıyanların düzenli tarama yaptırması gerekir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu